KIZILELMA "HEDEF TURAN" AMA NASIL? (LVIX)

25 Ocak 2026


                                    
                 Toplam Nüfus                            Türk Nüfus                  Km2
Tomsk Oblastı      1.046.039                              24.000                   316.900   

Tomsk Oblastı  
      Rusya’nın Sibirya Federal Bölgesi’nin  güneybatısında, Batı Sibirya Ovası'nın güneydoğusunda,  yer alan oblast Obi Irmağı havzasının orta kesiminde, Tom Nehri kıyısında bir şehirdir. Tomsk, bölgenin başkentidir. Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi'ne göre, Tomsk Oblastı'nın nüfusu yaklaşık 1.040.000 (2025), alanı ise 314.391 km²'dir. Tomsk bölgesinin kuzeyden güneye uzunluğu yaklaşık 600 km, batıdan doğuya ise 780 km'dir. Krasnoyarsk Bölgesi (Doğuda), Kemerovo ve Novosibirsk Oblastları (Güneyde), Omsk ve Tyumen Oblastları (Batıda), Hantı-Mansi Özerk Bölgesi (Kuzeybatıda ve Kuzeyde) ile komşudur.
       Alçak düzlüklerden oluşan bölge toprakları yalnızca yönetim merkezi Tomsk’un yakınlarında biraz yükselir. Bölgenin büyük bir kısmı, yaklaşık %60'ını kaplayan tayga ormanları ve %28,9'unu kaplayan bataklıklar nedeniyle ulaşılması zor bir alandır. Vasyugan bataklığı, dünyanın en büyük bataklıklarından biridir. Bölge hemen tümüyle tayga ya da iğneyapraklı ormanlarla kaplıdır. Sert kara iklimi ve bataklıklar tarımı engellediğinden ekili alanlar bölge topraklarının küçük bir kısmını oluşturur ve büyük bölümü güneydoğuda yer alır.
      Oblast, 2024 yılı itibariyle federal özne içindeki birincil üst düzey bölümler olarak işlev gören 16 belediye bölgesi (Aleksandrossovski, Asinovsky, Bakçarsky, Chainsky, Kargaskosky, Kolpashevsky, Kozhevnikovsky, Krivosheinsky, Molchanovsky, Parabelsky, Pervomaysky, Shegarsky, Teguldetsky, Tomsk, Verkhneketsky ve Zyryansky)   ve 4 kentsel okrug şeklinde idari olarak alt bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümler, 3 kentsel, 112 kırsal ve 570 kırsal yerleşim birimini kaplamaktadır. Arıca, Rusya Federesyonu, Tomsk idari bölgesi içinde, Çulım akarsuyunun yanında, nüfusu 4.059 olan Tegüldet köyü bulunmaktadır.
      Tomsk bölgesinin güney ve kuzey kesimlerinin iklim koşulları belirgin şekilde farklıdır. Bölgenin neredeyse tamamı tayga kuşağında yer almaktadır. İklim ılıman karasal iklimdir. Tomsk Oblastı'nın en büyük şehir ve kasabaları Tomsk (570.800), Seversk (105.200), Strezhevoy (38.900), Asino (24.400) ve Kolpashevo'dur (22.200). Parabelsky bölgesinde bulunan Mirnoye Gölü en büyük göldür. Ana nehir olan Ob, bölgeyi güneydoğudan kuzeybatıya doğru çapraz olarak geçerek neredeyse eşit iki parçaya ayırır.
          Tomsk bölgesinde toplam uzunluğu yaklaşık 95 bin km olan 18.100 nehir, dere ve diğer suyolu bulunmaktadır; bunların 1.620'sinin uzunluğu 10 km'den fazladır. Ana suyolu Ob Nehri'dir. Ob Nehri'nin bölgedeki uzunluğu 1.065 km'dir. Tomsk bölgesinde Ob Nehri'ne dökülen başlıca kolları Tom, Çulym, Çaya, Ket, Parabel, Vasyugan ve Tym nehirleridir. 12.900 göl, 4.451 km2 bir alanı kaplamakta olup, bunların çoğu sığ ve turba ile doludur.
      Başlıca sanayi kolları petrol ve doğalgaz, kimya ve petrokimya, mühendislik, nükleer enerji, elektrik enerjisi, kereste sanayi ve gıda sanayidir. Makine ve metal işleme tesislerinin büyük kısmı Tomsk'ta, bir kısmı da Kolpashevo ve Seversk'te bulunmaktadır. Petrol üretimi ağırlıklı olarak bölgenin kuzeybatı ve batısında yapılmaktadır.
      Tarımın ana dalları et ve süt sığırcılığıdır. Tarım alanları bölgenin yaklaşık %5'ini kaplamaktadır. Buğday, keten ve sebzeler az miktarda yetiştirilmektedir. Sığır, domuz, koyun ve keçi yetiştiriciliğinin yanı sıra kümes hayvancılığı da yapılmaktadır. Kürk ticareti (sincap, samur, misk sıçanı) ve kürk hayvancılığı (gümüş tilki) da gelişmiştir.
      Batı Sibirya’daki orman kaynaklarının % 20'sine (26,7 milyon hektardan fazla)  sahip olan Tomsk Oblastı, bu özelliğinden dolayı, büyük kesiminde temel ekonomik uğraş keresteciliktir. Kereste rezervleri 2,8 milyar metreküptür. 1980'lerin başlarında bölgede petrol ve doğalgaz çıkarılmaya başlanmıştır. Tomsk Oblastı, petrol, doğal gaz, demir ve demir dışı metaller, linyit (Rusya'da birinci), turba (Rusya'da ikinci) ve yer altı suyu gibi doğal kaynaklar açısından zengindir. Bölgede, dünyanın en büyük demir cevheri yataklarından biri olan Bakcharskoe demir cevheri yatağı bulunmaktadır (Rusya'daki tüm demir cevherinin yaklaşık %57'si). Aynı zamanda gelişmiş bir sanayiye sahip olan Tomsk'un gsmh'sının yarısından fazlası sanayi üretiminden sağlanır, Tarım ve inşaat sektörleri toplam üretimde daha az paya sahiptir. Tomsk'un en büyük ihraç ürünleri petrol, metanol ile makine ve ekibmanlarıdır. Bölgede 6 devlet üniversitesi ile 48 araştırma enstitüsü bulunmaktadır. Bunlardan 5 tanesi Türk ve yabancı öğrenci alımı yapmaktadır. (Tomsk Devlet Üniversitesi, Tomsk Devlet Politeknik Üniversitesi, Sibirya Devlet Tıp Üniversitesi, Tomsk Devlet İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi ve
Tomsk Devlet Pedagoji Üniversitesi)
      Sibirya’nın güneyi, tarihin bilinen en eski devirlerinden beri Türk kavimlerinin yaşadığı, kültür ve medeniyetlerini yaydığı Türk yurtlarının önemli bir parçası olmuştur. Türklerin tarihi göçlerinden evvelki ilk yurtları Minusinsk, Tuva, Abakan bozkırları idi. Hunların büyük hükümdarı Mete döneminde Türk hâkimiyetinin sınırları kuzeyde Yenisey’in yukarı mecralarına, Baykal Gölü kıyılarından İrtiş Nehri yatağına kadar olan bozkırlara ve daha batıdaki Ting-Ling’ler ve bazı Ogur kabilelerinin yaşadığı topraklara ulaşıyordu. Miladi V-VI. yüzyıllarda Batı Sibirya’da Tobol ve İşim Nehirleri çevresinde, belki de Sibirya’ya ad veren  Sabar (Sabir) Türkleri mühim tarihi rol oynamış, daha üst bir kültüre mensup olarak Vogullar, Ostyaklar ve Batı Sibirya’nın diğer unsurları üzerinde derin tesirler bırakmıştı. Altay dağlarının güney eteklerinde tarih sahnesine çıkan Göktürkler, Altay dağlarının kuzeyi ve Yenisey Nehri’nin kaynaklarından bu bölgeye gelmişti. Göktürkler zamanında Türk/Töles boylarından bazıları Baykal Gölü çevresinde, Yenisey Nehri kaynaklarında (Kırgızlar), Selenge Nehri kıyılarında (Oğuzlar), Altayların batısında (Tarduşlar, Karluklar) yaşıyordu ve Mukan Kağan zamanında Göktürk birliğine dâhil olmuşlardı. İkinci Göktürk devleti zamanında Türk birliği Sibirya Türklerini de içine alarak yeniden pekiştirilmişti. Uygurların hükümdarı Moyen-çor zamanında Oğuzlar, Kırgızlar, Karluklar, Tatarlar, Çikler itaat altına alınmış ve Türk hâkimiyeti yeniden Yenisey kaynaklarına ulaşmıştı. Ötüken’de Türk iktidarını bir süre elinde tutan Kırgızların ardından Moğollar dönemine kadar, zaman zaman yaşanan göç dalgalarına iştirak etmeyen Türk soylu kavimler Sibirya’da yaşamaya devam ettiler. Rusların Sibirya’ya adım attığı XVI. asrın sonlarına kadar, bölge tarihinde derin izler bırakan Kıpçaklar, daha sonra Cengizli Türk-Moğol imparatorluğu ve ardılları zamanında Sibirya Türk hâkimiyetinde kalmaya ve Türk-Moğol karakterini korumaya devam etti. 
      Tomsk şehri Tomsk Tatarları tarafından oluşturulmuştu. Tomsk bölgesi Rusya işgalinden önce XVII. yüzyıla kadarki nüfus yapısında çoğunluğunu Türk toplulukları, geri kalan nüfusu ise Selküpler ve Hantılardan oluşmaktaydı. Türk toplulukları ise Sibir Tatarlarının ataları idi. 
      Sibirya Tatarları, geniş Tatar topluluğunun tarihsel ve coğrafi çeşitliliği içinde ayrı bir kolu temsil eder. Rusya’daki Tatar nüfusu (Kırım hariç) yaklaşık 5,5 milyon olup; bunun önemli bir kısmı Tataristan’da ve onu çevreleyen bölgelerde yaşarken, Sibirya havzasında da dikkate değer bir yerleşiklik söz konusudur. Tatarlar genel olarak Volga-Ural (Kazan, Kasım ve Mişerler dâhil), Sibirya (Tobol, Tomsk, Tümen çevresindeki gruplar dâhil) ve Astrahan (Yurtovsk, Kundrovsk) kolları olarak tasnif edilir. Sibirya Federal Bölgesi ise Altay, Tuva ve Hakasya cumhuriyetleri ile Krasnoyarsk, İrkutsk, Kemerovo, Novosibirsk, Omsk ve Tomsk gibi geniş idari birimleri kapsayan ve ülke yüzölçümünün yaklaşık dörtte birine tekabül eden bir coğrafyadır; bölgede Rus nüfusun yanı sıra Yakut, Tuva, Altay, Hakas ve Tatar topluluklarının varlığı dikkat çeker. 
       Sibirya Tatarları Sibirya Tatarları ya da Batı Sibirya Tatarları olarak adlandırdığımız Türkler, Rusya Federasyonu’nda Tümen, Tobol, Omsk, Baraba, Novosibirsk, Tomsk bölgelerinde yaşamaktadırlar. Obi ve İrtiş ırmakların vadilerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Konuşma dilleri ile yazı dili arasında farklar vardır. Yazı dili olarak Kazan Tatar Türkçesi ve Rusçayı kullanmaktadırlar. Sibirya Tatarların dini inançları ise İslamiyet ve Rusya Federasyonun Hristiyanlaştırma politikaları sonucunda Hristiyanlıktır. 
      Rusya Federasyonu, Türk etnik guruplara karşı mesafelidir, çünkü kendi egemenliğine karşı bazen bir tehdit olarak görmektedir. Fakat buna rağmen Rusya’da Türkler, kendi kültürel kimliklerini koruyabilmekte ve yaşatabilmektedirler. Rusya Federasyonu’nda yaşayan Türkler, Türkiye-Rusya ilişkilerinin olumlu gelişmesinde büyük katkı yapabilirler.
      Tofalar, Rusya Federasyonu’nun İrkutsk bölgesinde başta olmak üzere Sankt Petersburg, Tomsk ve Krasnoyarks bölgelerinde yaşamaktadırlar. Etnik oluşumlarında Tuba Türk kabileleri ekili olmuştur. Kullandıkları dil bakımından Ural- Altay dil ailesinin Türk grubunun Sayan Alt grubuna dâhildir. Geçimlerini avcılık ile sağlamaktadırlar. Sibirya’daki Türk kavimlerde olduğu gibi Tofaların da inancı Şamanizm olmuştur
       Yerel Tatarlar 1394 gibi erken bir tarihte İslam’ı benimsemiş, komşu bozkır güçleriyle ticaret ve haraç sistemlerine girmiş, ancak arazinin izolasyonu ve hareketli yaşam tarzları nedeniyle merkezi kontrole direnmişlerdir. Geniş topraklarda toplam 240.000-300.000 Sibirya yerli nüfusunun bir parçası olarak tahmin edilen bu nüfuslar, 1582’de Yermak Timofeyevich liderliğindeki Kazak eşkıya kuvvetleri tarafından yenilgiye uğratılmadan önce Sibirya Hanlığı’nın gevşek etkisi altındaydı ve bu yenilgi, bölgeyi daha fazla Rus istilasına açtı. 16. Yüzyılın sonlarında, Rus Kazak birliklerinin Ural Dağları’ndan doğuya doğru ilerleyerek kürk ticareti yollarını güvence altına almak ve kabile baskınlarına karşı koymak için kaleler kurmasıyla Rusların bölgeye yayılması hız kazandı.
     Çulımlar, Rus “Çulımtsı”, İngilizce olarak ise “Çulımlılar” diye farklı adlandırmalar olarak karşımıza çıkmaktadır Çulımlılar, Rusya Federasyonu’nun Tomsk Oblastı ve Krasnoyarsk Kray’nda Çulım nehri havzasında yaşayan nüfusları bakımından sayıları en az Türk etnik grubunu oluştururlar. Çulımlılar, evlerinde geleneksel yapıyı koruyarak evlerinin yapımında çiğ çamur veya tahta kullanmışlardır. Büyükbaş hayvancılıkla uğramışlardır hem de büyük baş hayvan derisinden elbiseler yapmışlardır
      1600 yılında Voyvoda İvan Liharev tarafından Turinsk, 1611’de Tomsk, 1618’de Yeniseysk, 1626’da Krasnoyarsk, 1635’te İrkutsk, 1656’da Afanasiy Paşkov tarafından Amur’da Nerçinsk ve Albazin şehirlerinin temelleri atıldı. Böylece 71 yılda Ruslar Ural dağlarından Amur’a kadar tüm Sibirya topraklarını zapt etmişler, kaleler, karakollar, kilise-manastırlar kurarak bu topraklara Rus inancını (Hıristiyan Ortodoksluğu), Rus dilini, Rus kanunlarını, Rus gelenek ve göreneklerini taşımışlardı. 
      Sibirya’nın güneyinde ise Rusların faaliyetleri Orta Asya’nın zaptına yönelik uzun soluklu hazırlıklar kabilinde idi. Tomsk’un temellerinin atılmasından 7 yıl sonra 1618’de Altay dağları yakınında Kuznetsk şehri kuruldu. Bu bölgenin gelişimi 16. yüzyılın sonları ve 17. yüzyılın başlarında başladı. Tomsk bölgesindeki en eski yerleşim yeri, 1596 yılında kurulan Narym köyüdür. Tomsk şehri, Çar Boris Godunov'un 1604 tarihli fermanıyla askeri bir kale olarak kurulmuştur. Sibirya'nın gelişiminde öncü karakollardan biriydi.
      1764 yılına kadar Sibir valileri ülkeyi Tobolsk’tan yönetirken, bu tarihten itibaren Sibirya, Tobolsk ve İrkutsk valiliklerine bölündü. Daha sonra da oblastlara, üyezdlere, okruglara taksim edildi. 1802’de ise Sibir Genel Valiliği kurularak bütün Sibir’in yönetimi tek merkezde toplandı. Buna bağlı olarak Tobolsk, Tomsk ve İrkutsk valilikleri kuruldu. Bölgenin 1782’de Tobolsk Valiliğine dâhil edilmesi ve ardından 1804’te Tomsk Valiliği’nin kurulması kalenin askeri tedarik ve sürgün yönetimine önem veren bir şehir statüsüne yükseltilmesiyle imparatorluk yönetimindeki rolünü resmileştirmiş oldu.
      1708'den 1782'ye kadar Tomsk, Sibirya eyaletinin bir parçasıydı. 1804'te şehir, günümüzdeki Altay krai, Novosibirsk, Kemerovo, Doğu Kazakistan, Tomsk bölgeleri ve Krasnoyarsk krai'nin bir kısmını kapsayan ayrı bir Tomsk eyaletinin merkezi haline geldi. Batı’da Ural dağlarından Doğu’da Pasifik Okyanusu’na kadar, Kuzeybuz denizinden güneyde Kazak bozkırlarına, Moğolistan’a, Çin hudutlarına kadar uzanan muazzam genişlikteki topraklar Sibirya olarak adlandırılıyordu. XIX. asırda Sibirya idari olarak Batı Sibirya (Tobolsk, Tomsk, Kırgız Step Vilayetleri) ve Doğu Sibirya (Yenisey, İrkutsk Vilayetleri ile Zabaykal, Yakut, Kamçatka, Kyahta Oblastları) idarelerine ayrılıyordu.
       1788’de ise öğretmen yetiştirmek üzere Seminariya faaliyete geçti. İrkutsk Seminariyası ve Tomsk’ta Sibirya’nın ilk üniversitesi kuruldu. Sibirya’nın gerek Müslüman Türk unsurları gerekse milli inanışlarını sürdüren yerli kavimleri Rus Ortodoks din adamlarının misyonerlik faaliyetlerinin hedefi durumundaydı. Ortodoks din adamları inançlarını yaymak için, açlığa, tehlikelere, Sibirya’nın soğuğuna ve her türlü zorluğa karşı koyarak Sibirya’nın ıssız ve en ücra noktalarına kadar faaliyet yürüttüler.       
      Tomsk Oblastı’nda baskın din Doğu Ortodoksluğu’dur ve Rus Ortodoks Kilisesi’nin Tomsk Piskoposluğu, bölge genelinde 100’den fazla cemaati ve yaklaşık 50 kiliseyi denetlemektedir. Toplam nüfusun %68,4 ü Ortodoksluğa bağlı olduğunu ortaya koymuştur. İslam, özellikle etnik Tatarlar (%1,2) ve Orta Asya’dan gelen işçi göçmenler arasında ikinci en büyük din olarak sıralanıyor ve anket katılımcılarının % 5,4 ünü oluşturuyor.
       1843’te, sonraları Tomsk ve Yenisey vilayetlerini içine alan Tomsk Dini İdaresi açıldı. 1848’de Kamçatka, 1858’de Yakutistan, 1859’da ise Novoarhangelsk dini idareleri açıldı. 1658’de Yenisey’de, 1679’da İrkutsk’ta, 1690’da Yakutistan’da erkek manastırları açıldı. 1738’de Verhneudinsk yakınında Troitskiy Kabanskiy, 1740’ta Nerçinsk’te, 1834’te ise Çikoysk’ta erkek manastırları açıldı. 1701’de Metropolit Filofey Leşinskiy Sibirya’da ilk din mektebini açtı. Ardından dini eserler ve Slav dili ile yazılı eserleri neşretmek için basımevi kuruldu.
      19. yüzyılda altın madenciliğinin, metal eritmenin ve kürk ticaretinin gelişmesi, büyük sermayenin Tomsk'ta yoğunlaşmasına ve ticaretin yeniden canlanmasına yol açtı. Gulag sisteminden gelen zorunlu çalışma ile mahküm iş gücü, kuzeydeki uzak tayga bölgelerinde ağaç kesme, demiryolu inşaatı ve fabrika kurumlarını destekleyerek, tüm zorluklara rağmen ulusalkotalar için gerekli doğal kanakların çıkarılmasını sağladı. Önemli ulaşım yolları olan Moskova ve İrkutsk güzergâhları Tomsk'tan geçiyordu. 1888'de Ural Dağları'nın ötesindeki ilk üniversite Tomsk'ta açıldı, 1900'de Teknoloji Enstitüsü, 1901'de Sibirya'daki ilk ticaret okulu, 1902'de ise Öğretmenler Enstitüsü kuruldu. 1914 yılına gelindiğinde Tomsk, Rus İmparatorluğu'nun en büyük 20 şehrinden biri haline gelmişti. 1920 lerin sonlarında daha varlıklı köyleri hedef alan ve geleneksel tarım yapılarını bozmak ve tarım üzerindeki devlet kontrolünü pekiştirmek için tutuklamalar, infazlar ve zorunlu yer değiştirmelerle sonuçlandı 1925'te Tomsk Valiliği kaldırıldı ve Sibirya bölgesinin bir parçası oldu. Gulag ağı baskıyı artırdı; 1930 lardan itibaren Tomsk bölgesinin kuzeyindeki ormanlarda ve nehir sistemlerinde kamplar kuruldı ve bu kamplarda on binlerce siyasi mahküm ve sıradan suçlu barındırıldı.  1930'larda Tomsk idari önemini kaybetti. Ağustos 1944'te şehir tekrar bölgesel bir merkez haline geldi.
      İkinci Dünya Savaşı sırasında, onlarca fabrika, eğitim, bilim ve kültür kurumu Tomsk bölgesine tahliye edildi ve savaş sonrası yıllarda bölgenin daha da gelişmesinin temelini oluşturdu. 1950'lerde, SSCB'nin ilk dünya standartlarındaki nükleer merkezi Tomsk Oblastı'nda kuruldu: Sibirya Kimya Kombinası. 1960'lar ve 1970'lerde bölgede petrol üretimi başladı ve devasa bir petrokimya tesisi olan Tomsk Petrokimya Kombinası inşa edildi.
      Sibirya, Türk tarih ve kültür hazinesinin en eski ve önemli ana ocaklarından biridir. Yaklaşık dört asırdan beridir Rusların hâkimiyeti altında yaşamalarıyla birlikte çeşitli Türk toplulukları dilleri, kültürleri, yaşam biçimleriyle Sibirya’nın birçok bölgesinde Türklüğü temsil etmeye devam etmektedir. 
      Fakat aşağıda ki ifadelere baktığımızda; “Tomsk Bölge Duma Başkanı Rişat Raifoviç ( 1 Haziran 2025) Tatar kimliğinin Sibirya’da korunmasına yönelik şunları belirtmiştir: “Kimseyle mücadele etmiyoruz veya direnmemiz gereken bir düşman yok. Geleneklerimizin geleceği tamamen bizim elimizde. Kültürel mirasımızı gelecek nesillere ne ölçüde aktarabildiğimiz, Tatar geleneklerinin yaşayıp yaşamayacağını belirleyecek. Bu, atalarımıza ve torunlarımıza karşı hem sorumluluğumuz hem de borcumuz…”
      Tomsk Bölgesi’nde Sibirya Tatar kültürünün korunmasında önemli rol oynayan aktivistlerden Naliçnikov Müzesi Müdürü İdris Muhitdinov (4 Mayıs 2025) da dil konusuyla ilgili şunları belirtmiştir: “Tatar dilini karışık bir şekilde kullanıyoruz. Bir kelime Rusça, iki kelime Tatarca, iki kelime Rusça... Rus nüfusun içinde büyüdük, yani Ruslar ve Tatarlar vardı. Birlikte büyüdük ve konuştuk. Tüm gelenekleri Ruslarla birlikte yaşadık, bayramlarda birlikte gezerdik, çocukken şeker toplardık. Rusların bayramlarında yumurta tokuştururduk, yani tüm bu geleneksel faaliyetleri birlikte yapardık. Dolayısıyla dilimizi saf bir şekilde kullanmak ve korumak kolay değildi…” İdris Muhitdinov’un ifadeleri, dilsel melezleşme olgusunu gözler önüne sermektedir. Günlük konuşmalarda Tatarca ile Rusçanın sürekli olarak iç içe geçmesi, iki dil arasında gidip gelen bir iletişim biçimi yaratmıştır. Bu durum, dilin saf hâlinin korunmasını zorlaştırmakta ve Tatarcanın yavaş yavaş Rusçanın etkisi altında erimesine yol açmaktadır. 
      Özellikle Tomsk kentinde yaşayan Tatarların büyük bölümü günlük yaşamda Rusçayı tercih etmekte, bu da kimlik aktarımını zayıflatmaktadır. Ancak tüm bu dönüşümlere rağmen, Sibirya Tatarları kendi etnik kimliklerini tamamen kaybetmemiş, aksine etnik sınırlarını yeniden tanımlayarak dini ritüeller, aile içi gelenekler ve kültürel örgütlenmeler üzerinden kimliklerini koruma yönünde direnç göstermişlerdir. Sibirya Tatarlarının Sovyet sonrası dönemde yaşadığı kimlik dönüşümü, çeşitli sosyal, kültürel ve politik etkenlerle şekillenmiştir. Özellikle Tomsk bölgesinde yapılan gözlemler, bu kimlik dönüşümünün hem dışsal baskılar (yerleşim politikaları, dil kısıtlamaları) hem de içsel dinamikler (aile gelenekleri, dini pratikler) üzerinden ilerlediğini göstermektedir.
       Elena Safiullina’nın (15 Mayıs 2025) aktardıkları, bu sürecin en somut örneklerinden biridir. Tatar köylerine farklı milletlerden grupların yerleşmesi, topluluk içinde etnik çeşitliliği artırmış ve geleneksel kimliğin korunmasını zorlaştırmıştır. Ayrıca, 1956 yılında okullarda anadil eğitiminin kaldırılmasıyla birlikte Tatarca yalnızca ev içi iletişim dili olarak kullanılmaya başlanmış, zamanla ise aktif kullanım alanını kaybetmiştir. Savaş sonrası dönemde eğitim alanındaki Ruslaştırma dinamikleri, genç kuşaklarla ulusal kimlik arasındaki mesafeyi artırmış; kültürel süreklilikte yeni sorun alanları yaratmıştır.  Sibirya Tatarlarının Asimilasyona Karşı Korunma Stratejileri Sibirya Tatarlarının, özellikle Tomsk bölgesinde yaşayan toplulukların tarihsel süreçte ciddi asimilasyon baskılarıyla karşı karşıya kaldıkları görülmektedir. Çarlık döneminden itibaren Rus kolonizasyonu, vergi ve idarî yükümlülükler aracılığıyla yerel halkın geleneksel yaşam biçimini değiştirmiştir. 
      “…Şüphesiz Sovyet sonrası dönemde Sibirya Tatar kimliği bir dönüşüm geçirdi. Tomsk Tatarlarının tüm grupları için en önemli görev, ulusal benliklerini korumaktı. Tomsk bölgesinde Çernaya Reçka, Tahtamışevo, Kazanka, Eyuşta gibi yoğun olarak yaşayan Tatar köylerine, diğer milletlerden büyük gruplar yerleşmeye başladı. Örneğin, 1970'lerin ortalarında Tom sovhozunun kurulmasıyla Çernaya Reçka’da yaklaşık 20 farklı etnik grubun temsilcileri ortaya çıktı. Tomsk Oblastı nüfus yapısı;

 

Nüfus Dağıl.             1959                      1970                         1979                        1989                    2002                       2010
Ruslar               643.73(86,2 %)      702.58(89,4%)       772.218(89,1 %)     883.76(88,2 %)     950.222(90,8 %)      922.723(88,1%)
Tatar Türkleri      13.449 (1,8 %)      15.226 (1,9 %)         17.629 (2,0 %)      20.812 (2,1 %)        20.145 (1,9 %)        17.029 (1,6 %)
Ukraynalar         20.275 (2,7 %)      14.439 (1,8 %)         20.225 (2,3 %)       25.799 (2,6 %)       16.726 (1,6 %)        11.254 (1,1 %)
Almanlar            21.152 (2,8 %)      15.257 (1,9 %)         15.027 (1,7 %)       15.541 (1,8 %)       13.444 (1,3 %)          8.687 (0,9 %)
Azeri Türk              152 (0,0 %)           163 (0,0 %)               687 (0,0 %)         2.752 (0,3 %)         4.354 (0,4 %)          4.178 (0,4 %)
Çuvaş Türk         4.613 (0,6 %)        6.145 (0,8 %)            7.401 (0,9 %)         7.827 (0,8 %)         5.881 (0,6 %)          3.997 (0,4 %)
Özbek Türk            116 (0,0 %)           247 (0,0 %)            1.065 (0,1 %)         3.328 (0,3 %)         1.626 (0,2 %)          3.924 (0,4 %)
Beyaz Rusl         9.852 (1,3 %)        7.295 (0,9 %)            7.775 (0,9 %)         9.135 (0,9 %)         5.294 (0,5 %)          3.336 (0,3 %)
Selküpler            2.064 (0,3 %)        2.093 (0,3 %)            1.250 (0,1 %)         1.347 (0,1 %)         1.787 (0,2 %)          1.181 (0,1 %)
Hantılar              1.484 (0,2 %)           952 (0,1 %)            1.059 (0,1 %)             804 (0,1 %)           873 (0,1 %)             718 (0,1 %)
Çulım Türk                                                                                                                                        484 (0,0 %)             204 (0,0 %)
Diğerleri           29.907 (4,0 %)       21.300 (2,7 %)                                                                      25.687 (2,5 %)        25.256 (2,4 %)
TOPLAM             746.802                  785.706                    866.713                  1.001.653             1.046.039                 1.047.394
          Rusya’nın ayakları üzerine bastığı döneme ve sonrasına baktığımızda farlı akımların yanında en dikkat çekici nokta despotlukla Ruslaştırma politikası gelmektedir. Tarihte sayısız örneği olduğu gibi günümüzde de bu politika devam etmektedir. Aralık 2025’te Altay, Sakha (Yakutya), Tomsk, Murmansk, Kemerova ve Krasnoyarsk de yerli halk temsilcilerinin tutuklanmasını örnek olarak görebiliriz.
      Moskova’nın uygulamaları “Rusya’daki 190’dan fazla halkın dillerinin, kültürlerinin ve geleneklerinin korunduğu çok uluslu bir devlet” olduğu yönündeki resmi görüşüyle keskin bir şekilde çelişmektedir. “Sovyet Sonrası Alanın Özgür Devletleri Forumu” hareketinin parçası olan 172 insan hakları örgütü, yerli halkların haklarının sistematik olarak ihlal edildiğini açıkladığında; Rusya’da bu hareketleri “terörist” ilan edilerek yasaklandı. İnsan hakları aktivistleri ise “Kremlin, çokulusluluk sloganları altında, aslında yerli halkları hem kültürel hem de fiziksel olarak var olma hakkından mahrum bırakıyor.” şeklinde anlatıyor.
      Ancak, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Tomsk Bölge Komitesi arşivlerinden, Letonya, Litvanya ve Estonya'dan Baltık halklarının Sibirya'ya kitlesel sürgününe ilişkin 101 belgeden oluşan bir koleksiyondan alınmıştır. 1941-60 dönemine ait olan belgelerin neredeyse tamamı "Gizli" damgası taşımaktadır. Belgeler, sürgüne katılan kişi sayısı, sürgün edilenlerin kabulünün nasıl organize edildiği, sürgün edilenlerin yeniden yerleştirilmesi ve yerleştirilmesi, maddi destek, ideolojik kontrol yöntemleri ve komünist yetkililerin sürgün edilenler üzerindeki ideolojik ve siyasi etkileri değerlendirmesi ve bu nüfus grupları üzerindeki yasal kısıtlamaların nihai olarak kaldırılması gibi sürgünlerin çeşitli yönlerine ışık tutmaktadır. Sovyetler Birliği, 1940 yazında Baltık ülkelerini işgal etti ve Baltık halklarının sürgünleri, Almanya'nın 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ni işgal etmesinden hemen önce, ertesi yıl gerçekleştirildi. Sürgün edilen Baltık ülkesi vatandaşlarının sayısına ilişkin tahminler farklılık gösterse de, bu dönemde yaklaşık 50.000 kişinin Sibirya'daki kamplara gönderildiği tahmin ediliyor. Sürgünler, komünist yönetime karşı direnişi ortadan kaldırmayı ve Baltık ülkelerindeki siyasi ve entelektüel elitleri hedef almayı amaçlıyordu. Sürgünler, Nazi Almanyası'nın Sovyetler Birliği'ni işgal etmesinin ardından durduruldu, ancak II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Mart 1949'da, yetkililer Sovyet yönetimine karşı devam eden direnişi bastırmak amacıyla Baltık halklarının Sibirya'ya ikinci bir kitlesel sürgünü gerçekleştirdi. Belgeler, Tomsk'taki Tomsk Oblastı Yakın Tarih Belgeleme Merkezi tarafından derlendi ve 2000'li yılların başlarında Sınırların Buluşması dijital kütüphane projesi için dijitalleştirildi. 
YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR;
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tomsk_Oblast%C4%B1
https://wanderlog.com/tr/place/details/95584/tomsk
https://www.wikipedia.tr-tr.nina.az/Tomsk_Oblast%C4%B1.html
https://russiatrek.org/tomsk-oblast
https://eng.duma.tomsk.ru/content/tomsk_oblast
https://grokipedia.com/page/Tomsk_Oblast
https://www.ukrhaber.com/blog/rus-yetkililer-yerli-halklara-yonelik-baskiyi-yogunlastiriyor/?doing_wp_cron=1768855907.4076600074768066406250
https://www.sosyalarastirmalar.com/articles/russian-research-on-siberia-in-tsarism-period.pdf
https://acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/6d9076dc-3ad7-41df-b7e6-d974eafdf307/content
https://research.amanote.com/publication/tZd-2nMBKQvf0Bhib1wN/primordial-germ-cell-biology-at-the-beginning-of-the-xxi-century
https://www.loc.gov/resource/gdclccn.2018684376/
 https://rusyada.net/rusya-sehirleri-tomsk-sehri/
https://www.academia.edu/127484272/Rusya_Federasyonu_nda_Ya%C5%9Fayan_T%C3%BCrkler
https://www.wikipedia.tr-tr.nina.az/Teguldet.html
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/368108
https://www.academia.edu/145688227/_Manas_Forumu_Bildiriler_Kitab%C4%B1_%D0%BA%D0%BE%D0%BF%D0%B8%D1%8F_4_1_

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2026 Her hakkı saklıdır. Başa Dön