SEN 4649 YIL ÖNCE NEREDEYDİN

25 Mart 2012


Geçtiğimiz günlerde, 18 Mart 1918 ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN, bir yıl dönümünü daha yaşadık. Bu ZAFERİN için de güya olmayan kimse yok. Herkes biz de vardık, CUMHURİYET’N temel taşlarını bu ZAFERLE biz de döşedik diyorlar. Acaba söylediklerine kendileri de gerçekten inanıyor mu?

Malûm, bugün bizi yönettiğini zannedenler, Dersim’den tutun, sözde ERMENİ Kırımı’ndan çıkın, her şeye ayrıştırıcı bir pencereden bakıyorlar. Konuşmuş olmak için ve de hedefledikleri art niyetlerini örtmek için ASLA diye başlayarak, IRKÇILIK ve MİLLİYETÇİLİĞE akıllarınca göndermede de bulunarak, reddettiklerini avazları çıktığı kadar söylemekten kaçınmıyorlar.

Türk Dil Kurumu Sözlüğü;’’ MİLLİYETÇİ: Milliyet ilkesini benimseyen, milliyetsever, ulusçu, ulusalcı ‘’ MİLLİYETÇİLİK: Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı, ulusçuluk, ulusalcılık,

IRK: Kalıtımsal ıraları bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk. IRKÇILIK: İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın, başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti’’ şeklinde veriyor.

Mehmet Kaplan ; ‘’Milliyetçi, millî olan her şeye karşı daima hassas bulunan, onu bilen ve koruyan insandır’’ Ahmet Kabaklı; ‘’Ama unutmayın, insan milliyetçi olmadan insaniyetçi olamaz’’ diye açıklıyorlar.

Ömer Seyfettin ise IRK için ‘’Irk ve muhit nazariyesini rûhu ve fikri hasta bütün zavallılar gibi inkâra kalkandı’’ şeklinde yazıyor.

Şimdi, asıl ve kök olan IRK ile MİLLİYETÇİLİĞİN ‘’her türlüsüne karşıyız’’ diyenlerin, neden karşı olduklarını, varın uzun uzun düşünün.



ERGENEKON’DAN çıkışımızın 4649 Yıl dönümünde NEVRUZ BAYRAMINI kutluyoruz. Diğer tarafta ERGENEKON mahkeme kapıların da! Alın size düşünecek bir konu daha.

1700’lü, 1800’lü yılları yaşanılanlarla birlikte hızla geçerek, gelelim 1900’lü yıllara. Daha önce ki sayısız KÜRT isyanlarını hatırlatarak, yanlışlık yapmıyorsam 1901 yılına Viranşehirli İbrahim Paşa İsyanını ilk sıraya alarak başlayalım. Bakışlarımızı yine tarihin bir köşesine çevirerek; Hamidiye Alayları içinde dengelenmeye çalışılan Kürtleri hatırlamaya çalışalım. Devam eden diğer isyanları sıralayarak, Dersim 1937–1938 isyanlarına kadar gelelim. İsyanların analizini, AKP iktidarına bırakarak, ÇANAKKALE Savaşlarına hangi Kürtlerin katıldığının, her şeyi bilen hükümetçe bir gün, isim isim açıklanmasını bekleyelim.

Bu ÜLKEYİ, bu CUMHURİYETİ birlikte kurduk safsatasını da geçelim. Siz hangi canlının kurduğu düzene ihanet ve isyan ettiğini bunu da teröre başvurarak yapıldığını gördünüz?

Teröre başvurmak insan hakkı olarak takdim edilirken, IRKÇILIK ve MİLLİYETÇİLİK insanlık SUÇU olacakmış! Soğukkanlılıkla konuya eğilenler, açıkça göreceklerdir ki, dün Ermeniler ne istiyorsa, bugün Kürtler de aynı tezler üzerinden bunun Kürtçesini uygulamaya çalışıyorlar. Alın size düşünecek, araştırılacak bir konu daha.

Şimdi meseleyi, yani Ermeni gailesini 1700’lerden tekrar alarak 1915’e kadar, zihninizde bir gezinti yapınız. Ancak, ‘’çatışmayı bir kimliksel beslenme aracı haline getiren kesimlerin çabalarına rağmen, bu mesele de normalleşiyor’’ dendiğine ‘’Ermeni meselesinde’’ ne kadar da çok inanmak isterdim’’ diyenlerin samimiyetinin ne derece dolambaçlı olduğunu da irdelemeyi ihmal etmeyin.

Güya, ‘’görünüşte Ermeni diasporası Türkiye’yi cezalandırmak, diz çöktürmek istiyor, Duygusal ihtiyaçları gerçekten bu’’ ‘’Ama daha derinde Türkiye ile konuşmak, yeniden o geçmişe dokunmak, birlikte hatırlayıp ağlamak ve artık normalleşmek istiyor. Bugün en katı Türkiye düşmanları aslında aynı zamanda Türkiye ile ‘’derdi’’ olan, gözlerinin ucunu bu coğrafyadan ayırmayanlar’’ varmış!



Şu Ermeni gailesinin daha geniş anlatmayı, bazılarının kendilerince Ermeni meselesini hangi mecraya çekme ikilemeni de, bir sonraki yazımızda ele alalım.


Bu arada, Osmanlı İmparatorluğu’nda, görev almış; Agop Kazazyan, Garabet Artin Davut Paşa, Andon Tıngır Yaver Paşa, Oksan Mardikyan, Bedros Hallacyan, Krikor Sinopyan, Kirkor Agaton, Gabriel Noradukyan, Mikael Portakalyan, Sakız Ohannes Paşa, Ohannes Kuyumcuyan, Abraham Eremyan, Manuk Azaryan, Artin Zeki, Agop Cinciyan, Aram Hurdacı, Mıgırdıç Hekimyan, Hımayak Seferyan, Aram Adil, Kevork Torkomyan, Melkon Miliyan, Behram Yakupyan, Levon Papazyan, Kevork Karaz, Dikran ve Kevork Çüberyan, Kevork Takvoryan gibi, yüzlerce Ermeninin hangi görevlerde bulunduklarını da, biraz araştırın.

Sonra, TÜRK demeye korkanlara da, NEVRUZ dediklerinde, sen 4649 yıldır neredeydin diye sormayı ihmal etmeyin.
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön