HIRANT DİNK'İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ..! ve ERMENİLERE DAVET

27 Nisan 2007


Hırant Dink’in menfurca bir saldırıda öldürülmesinden hemen sonra, ÖLÜMÜN MİHENGİ başlığı altında düşüncelerimi, tepkilerimi burada yazmıştım. Kendi gazetesinde ki, yazılarından da tanımaya çalışacağımızı belirtmiş, kaç haftadır da sekiz bölümlük yazısını bir çok yerde yayınlanıyor olmasına rağmen burada bilgilerinize sunmuştum.
Bu yazı için, kendi yorumumu da yazacağımı geçen yazımda belirtmiştim. Bugün yine Hırant Dink’in son yazılarından bazılarında kullandığı başlıklara beraberce bir kez daha göz atalım, sonrada söyleyeceklerimizi yazmaya çalışalım.

- ‘’Niçin hedef seçildim’’
- ‘’Hafif atlatılanlar’’
- ‘’Cevaplanamayan’’
- ‘’Ermeni olmamın rolü’’
- ‘’Bildiklerim ve sezdiklerim’’
- ‘’Haddimin bildirilmesi’’
- ‘’Resmi sohbete davet’’
- ‘’Dikkatli olmalıydım’’
- ‘’Artık hedefteyim’’
- ‘’Ruh halimin güvercin tedirginliği’’
- ‘’Kendimden emindim’’
- ‘’Ya sabır çeke çeke’’
- ‘’Tek silahım samimiyetim’’
- ‘’Kara mizah’’
- ‘’Türk Devleti adına’’
- ‘’Başsavcının çabasına rağmen’’
- ‘’Güvercin gibi’’
- ‘’İşte size bedel’’
- ‘’Ölüm-kalım dedikleri’’
- ‘’Kalmak ve direnmek’’
- ‘’Ürkek ve özgür’’

Bu başlıkları okuduğunuz da sanki, Hırant Dink bazı yazılarının başlıklarını ölümünden sonra yazdığını zannedersiniz…! Yazılarının içeriğinde o kadar aşırı duygusallık var ki, ‘’Ürkek ve özgür’’ lüğünü kendi değerlendirmeleri içinde bizde kabul edelim. Toplumsal hassaslık bakışlarımızı göz önüne alarak silahlı saldırıya uğramayı bin defa lanetleyelim. İnsan olmanın erdemi ile, bu topraklarda doğmak ve bu topraklarda ölmek isteyen her kimse, ona da bin defa saygı duyalım. Farklı bir yöne bakarak ifade özgürlüğünün bize neler söylediğinin, neleri ‘’özgürce’’ ifade edip etmeyeceğimizi de görmeye çalışalım. Hani derler ya, ‘’bodoslamasına’’ bir insanı kimliği, düşüncesi ve dünya görüşü nedeniyle yargılamış olmayalım. Çamur atmanın, iz bırakmanın bizim işimiz olmadığını çok açık belirtmiş olalım.

Sözde Ermeni soykırımı denen, Hırant Dink’in de Ermeni olarak savunduğu, arkasına sığındığı yalanın öz olarak ne olduğuna bir daha kısaca bakmamız gerekecektir. Başta Ermeniler ve onların yanılttığı dünya milletleri, her şeyden önce, halen iki yüzlü davranmaktadırlar. Bir millete yapmadığı bir şeyi zorla dayatmayla kabul ettirmeğe çalışmaktadırlar.. Tarih 1915 i gösterdiğinde, kendi savunmasını güvenli hale getirmek için, dış güçlerle işbirliğine giden, bağlı olduğu devleti arkadan vuran, bir azınlığın TEHCİR edilmesi neden soykırım oluyor, anlamakta anlatmakta zor. Daha da zor olanı ise Osmanlı’nın bir çok cephede savaşırken, Ermeni mezalimden kendilerini kurtaramayan, hayatlarını kaybeden TÜRKLERİN sayıca Ermenilerden kat be kat daha fazla öldürülmüş olmasına rağmen bundan hiç kimsenin bahsetmemesidir.

Yalana, yaygaraya baş vuran Ermeniler Dünya milletlerini açıkça aldatmaktadırlar.Gerek ekonomik gerekse stratejik nedenler, bir de bunların yanına yöneticilerimizin yıllardır bu konuda sergiledikleri basiretsizlikler, haklı hatta mağduru olduğumuz olayda, bizi yıllardır savunma mevkiine çekmiştir. Mesela Sayın Başbakanımızın, son günlerde savunmak-savunmamak ikilemin de kaldığı Avrupa Birliğinin tutumuna ne demeli..? AB 2006 da kabul ettiği raporlarından birinde ‘’Türkiye, eğer AB üyeliğini istiyorsa, Ermeni soykırımı iddiaları bağlamında ‘’geçmişi ile yüzleşmesi gerekmektedir.’’ Dememiş miydi…? Sonra, şu ne menem kriterse, ‘’Kopenhag Kriterlerinden birisi OLMAMASINA rağmen, Ermeni soykırımının tanınmasının resmen üyelik yolunda ki, bir ülke için geçmişini kabul edip barışması kaçınılmazdır.’’ Da denilmemiş miydi..?

Yine, basiretsiz yöneticilerimizin konuyu yeterince sahiplenmemelerinin sonucunda, aslında dünyanın munis insanlarının en başında gelen Türk Milletinin, Hırant Dink’in cenazesine gösterdiği duyarlılığı (organize edilmiş olması bir yana) ve yaşananları güya toplum psikiyatristleri dahi umut olarak takdim etmişlerdir. Sanki bizim Ermenilerimizi biz bu güne kadar hiç kucaklamadığımız var sayılarak. Bir başka şeyin altını tekrar çizerek söylemem gerekirse, Ermenilerin TEHCİRİNİ sözde soykırım olarak nitelendirenler, nedense, MISIR,SURİYE,İRAN, LÜBNAN, FRANSA, İNGİLTERE, AVUSTURYA, RUSYA ve ABD.’ye giden ve götürülenlerle, TEHCİRDEN sonra yerlerine dönen Ermeniler de hep göz ardı edilmiştir.

Türk Milleti bu haksız ithamdan artık kurtulmalıdır. Ki, bunu fert fert yapmalıyız. Osmanlı, Rus, İngiliz, Fransız, ABD ve Ermeni kaynaklarını iyi okumalıyız. Şovence meseleye yaklaşmadan, gerekirse soykırıma uğradığını iddia eden ERMENİLERİ, onların ÇOCUKLARINI bu coğrafyaya DAVET ederek bunun ispatını istemeliyiz.. Bunu karşılıklı konuşalım.Artık yeter, her 24 Nisanda ABD Başkanlarının soykırım ifadesini kullanıp, kullanmayacağını oturup beklemeyelim…!

Hırant Dink’in düşündürdüklerine gelince, samimi ve iyi niyetli olmadığı apaçık yazdıkları ile ortadır.Özgürlük adına konuşmaları, satır aralarında söyledikleri ,onun bu konuda dürüst ve samimi olmadığını göstermektedir.
- Türkiye Ermenilerini de diaspora olarak nitelemeye kalkması,
- Ermeni dünyasının nasıl şekilleneceğine, soykırım üzerinden gitmesi,
- 1915’i halen travma olarak, yaşatmaya çalışması,
- Laik ve demokrat olmadığı halde, Ermenistan’ı laik ve demokrat olarak takdim etmesi,
- Ermeni kimliğinin üzerinde hala 1915’in izlerini yaşatması,
- Ağrı Dağı’nın hala Ermenilerin rüyası olduğunu vurgulaması,
- Yahudilerle Ermenileri bir tutmaya çalışması,
- Diaspora ve Ermenistan’a farklı görevler tarif etmesi,
- Almanlar gibi, Türk’lerin de özür dilemesini istemeye kalkması,
- Türk’ten kurtulmağa çalışması, ve diğer düşüncelerini nasıl samimi bulacağız.

Her şeyden önce, Hırant Dink’in haklı ve samimi olduğunu bir yerde kabul etmeğe kalkmak demek, Lozan da alınan kararları, T.C. kanunlarını yok saymak anlamına gelecektir.Bu da mümkün olmayacağına göre, Hırant Dink gibi entelektüel kabul edilen birisinin bunları bilmemesi düşünülemeyeceğinden de, onun iyi niyetli ve samimi olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır.

Dünya da mazlumluğu yalanla yaşatan, soykırıma uğradığını iddia eden insanlar, 21. yüz yılın başlarında başka milletlere nasıl soykırım uygularlar siz anlaya biliyor musunuz..? Azerbaycan da Ermenistan acaba ne yapmıştır…? Ne zaman yapmıştır…? Karabağ da yaptıklarını gerçekleştirmek için Rusya’dan ve ABD’lerinden kaç milyar dolar almıştır.(Rusya’dan 1 Milyar, ABD’den 1.4 Milyar Dolar) Bu toprakların halen % 20 sinde ne işi vardır…? Bir milyon Azeri’nin akıbeti ne olmuştur…?

İşte özgürlükten yana olduğu savunulan Hırant Dink sağlığında nedense bu sorulara hiç değilse bir gün olsun ‘’ÖZGÜRLÜK’’ adına cevap vermemiştir. Dünyanın insan haklarını Ermenilere göre yorumlamak şeklinde bir kuralı varsa bunu oturup uzun uzun tekrar düşünmeliyiz.. Bir insanın ölmüş olması, öldürülmüş olması, onun samimi, dürüst ve özgürlükçü olarak tanınmasını hiç de gerektirmemektedir.

 

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön