TEŞEKKÜRLER....DOĞU PERİNÇEK

30 Ocak 2014


Türk Milliyetçiliği’nin son ŞEHİDİ CENGİZ AKYILDIZ’A Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Milliyetçileri’ne baş sağlı diliyorum. Mekânı cennet olsun. Bu vahşeti görmeyen basının da, bu yüzsüzlüğü hepimize ibret olsun.

20 Ocak 1990 BAKÛ ve 25/26 Şubat 1992 HOCALI Katliamı’nda hayatlarını kaybeden aziz ŞEHİTLERİMİZİN huzurunda tazimle eğiliyorum. Çekilen acıların kısa sürede sonuçlanmasını gönülden temenni ediyorum.

Bildiğiniz gibi (!) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Doğu PERİNÇEK’İN İsviçre aleyhine 2008’de yaptığı başvurusu nihayet karara bağlandı. Yani, AİHM’Sİ hassas ve tartışmalı konularda fikir beyan etmenin, yalana isyan etmenin, ifade özgürlüğünün temel unsurlarından olduğuna DÜNYANIN gözü önünde karar verdi. Sözde soykırımı ifadesi yalandır dedi. YALAN… YALAN…

Her nekadar sıfır sorun Dışişleri Bakanı; ‘’Tehciri benimsemiyoruz, gayri insani bir uygulama’’ demiş olsa da… Bir vahi gelse(!), sana bütün yetkileri verdim dense! İnanın, ilk önce Doğu Perinçek’i Silivri’den çıkarır, DIŞİŞLERİ BAKANI yaparım. Yerine de kimin konulacağına artık siz karar verin derim.

Doğu Perinçek; ‘’Ermeni soykırımı, emperyalist bir yalandır. Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır. Ermeni soykırımı TARİHSEL bir yalandır. Biz soykırım yapmadık, vatanımızı savunduk’’ diyor.

Ve de, Doğu Perinçek, bunun kişisel bir zafer olmadığını, 26.12.2014 tarihli, Aydınlık Gazetesi’nde
‘’ACABA SESİMİZİ DUYUYORLAR MI’’ başlıklı yazısında tevazu içerisinde bakın nasıl aktarıyor:

‘’Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Ermeni sorunundaki kararı, kimilerince bireysel cesaretin zaferi olarak değerlendiriliyor. Oysa alınan sonuç, bireysel çabanın ürünü değildir. 2005 yılından 2013 yılına kadar sekiz yıllık emek var o başarıda. Binlerce on binlerce öncünün emeği, millî güç birliği stratejisinin gerçekliği ve milletin desteği var’’ diyor. Her ne kadar, Doğu Perinçek ile görüşlerimiz örtüşmezse de, ‘’İşçi Partisi Ermeni sorununu doğru strateji, doğru siyaset, doğru mücadele ve milletin gücüyle çözmüştür’’ ifadelerine katılmamak mümkün değil. Ne kadar teşekkür etsek de, yaptıklarını unutmak mümkün değildir. En iyisi, siz söz konusu yazının lütfen tamamını bulup okuyunuz.

Yıllardır yazdıklarımı izleyenler, hatırlayacaklardır ki, Sözde Ermeni soykırımı konusunda defalarca dile getirdiklerim, yazı arşivimde hâlâ durmaktadır. Bu konuda neler söylediğim, neler yazdığım da apaçık ortadır. Yani Sayın Doğu Perinçek’e takdirim, teşekkürüm, günlük mülahazalardan ibaret değildir.

Bizleri bugüne getiren O’ karar da emekleri olan, katkı sağlayan, başta Doğu Perinçek olmak üzere; Merhum Cumhurbaşkanı RAUF DENKTAŞ, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Em. Büyükelçi Deniz Bölükbaşı, Milletvekili Merhum Mehmet Gül, Barlas Doğu, Gülsün Toker Bilgehan, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Prof. Dr. Tolga Yarman, Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Prof. Dr. Nur Serter, Doç. Dr. Cüneyt Akalın, Em. Alb. Dinçer Kömek, Vural Savaş, Mehmet Perinçek, Ertuğrul Kazan, Musa Dursun, Adnan Uluçınar, Azimet Boyacıoğlu ve TALAT PAŞA KOMİTESİ’NİN bütün üyelerine, kısacası EMEĞİ geçen HERKESE de gönül dolusu teşekkürler.

Bu kadar tamam… Bu karar tamam.. Diyecek ve duracak mıyız? Bakınız; Dışişleri Bakanlığı AİHM Kararı’ndan sonra nasıl açıklama yapıyor?

(No:336- 18 Aralık 2013) (……….Avrupa’nın insan hakları konusunda en yetkin yargı makamı tarafından verilen bu karar, Türk tarihini tahrife ve Ermeni iddialarını ‘’gerçek’’ olarak kabul ederek sorgulanmasını engellemeye yönelik özellikle Avrupa’da süregelen ‘’inkârcılık’’ yasama faaliyetlerine gerekli cevabı da vermektedir. Ümit ederiz ki bundan sonra insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne aykırı bu tür girişimler son bulur.’’

Hep birlikte, sıfır sorun (!) Dışişleri Bakanlığı’nın ümitlerini hayal ederken; çoğu AKEPE iktidarı döneminde alınmış sözde Ermeni soykırımını parlamentolarından geçiren; Avustralya, Arjantin, Ermenistan, Almanya, Belçika, Kanada, Şili, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, Fransa, Yunanistan, İtalya, Lituanya, Lübnan, Hollanda, Polonya, Rusya, Slovakya, İsveç, İsviçre, Uruguay, Vatikan, Venezuela, vd, VEEEEEEE;

Her 24 Nisan’da ‘’soykırımı’’ demediğine inandığımız (!), dostumuz (!), stratejik ortağımız (!), müttefikimiz (!) ABD Başkanı’nı usulen Dışişleri Bakanlığımız kınar, bakın, her şeye rağmen ‘’soykırımı’’ demediğini söyler dururuz. Hâlbuki ABD Başkanı, ‘’jenosit’’ demez ama Ermenice jenosit olan ‘’Meds Yeghern’’ yani ‘’Büyük Felaket’’ der. Biz saf (!) vatandaşlarda bunlara, hatta ABD Senatosunda sözde soykırımının hep tanınmadığına ve kabul edilmediğine inanırız!

Ancak ABD’nin birleşik bir devlet ve eyaletlerden meydana geldiğini, bütüne bakarken, hiçbir şeyi görmediğimizi anlamayız. İşte o sözde soykırımını tanımadığını zannettiğimiz ABD EYALETLERİ; Alaska, Arizona, Arkansas, Kaliforniya, Colorado, Connecticut, Delaware, Florida, Georgia, Güney Carolina, Idaho, Illinois, Kansas, Kentucky, Kuzey Dakota, Kuzey Carolina, Louisiana, Maine, Marylandland, Massachusetts, Michigan, Minnesota, Missouri, Montana, Nebraska, Nevada, New Hampshire, New Jersey, New Mexico, New York, Ohio, Oklahoma, Oregon, Pensilvanya, Rhode Island, Tennessee, Utah, Waşington, Vermont, Virjinya, Wisconsin’in TAMAMI EYALET PARLAMENTOLARINDA ‘’SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINI’’ tanımışlardır.

Bütün bunlar olurken SIFIR SORUN ne yapmış; (?????????????????)

Artık bize düşen TÜRKİYE’NİN tamamını ayağa kaldırarak, ‘’Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararının İnfazını’’ birlikte sağlamaktır. Nasıl mı? Ona da siz karar verin…
 

 

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön