TEFERRUAT-I TÜRBAN

24 Şubat 2008


‘’Endülüs’te Raks’’la başlayan siyasi simgeleşme, Madrid’den estirilen rüzgar Türk-İslam sentezinin savunuculuğunu yaptığına inandırıldığımız siyasi anlayış.Hava da oy avcılığı kokusu. Buradan hareketle tek bir alanda özgürlük kavramına sığındığını örtülü olarak anlatmaya çabalayan iki farklı siyasi zihniyet.Bu zihniyetin düşüncesizliğinden fırsat yaratmasını ihmal etmeyen PKK terörünü alenen destekleyen Kürtçülük savunucusu siyasi yapı.Açılması beklenmeyen perdenin aniden açılması…Sahnede yerini alan bildik aktörler…Kulis de ise isyankarlığı oynayan diğerleri…

Salonda bedava dağıtılan biletlerle, oyunu izlemeye gelmiş her düşünceden sayısız insan..Daha doğrusu, konuyla ilgisiz,ilgili her şeyden bir haber, tiyatronun saygın kurallarını hiçe sayan bir kalabalık…Kimin ne dediği ise belli değil..Oyunun adı da TÜRBAN…

Diğer yanda, ebediyete intikal edenlerin suçlu ruhları ile kendi sırça köşklerin de oturarak, medeni cesaretten yoksun, bildiğini söyleyemeyen aciz bir takım zevat… Türbinlerde halk.. Bir bölümü malum maçın galibiyet zaferini kutladığını zannederken, karşı tarafta mağlubiyetin güya ezikliğini yaşayanların bitmek bilmeyen salvoları…İşsiz güçsüz veya ekmeğinin peşinde koşan, görevinin başında resmi-sivil milyonlarca insan…Zamansız sergilenen bir oyunu seyretmekte olanlar…

Peki neden…?
Kadınların başlarına, boyunlarına bağladıkları değirmi veya uzun kumaş olan EŞARP için mi…? Bu TÜRKÇESİ….
Sağ omzundan sol kalçaya inecek şekilde çapraz takılan nişan kurdelası,yaralı kolları tutmaya mahsus sargı,kol bağı,yandan verev, kadınların omuz atkısı olan ECHARPE için mi…? Bu FRANSIZCASI….
Saraylar da büyük dairelerde sarıklar ve başka bezlerle uğraşan içoğlanı,bunları başı olan DÜLBENT için mi… Bu FARSÇASI…
Yorgan-ı zamane,astar-ı değirmilik olan TÜLBENT için mi.?
Bu OSMANLICASI….
Sarık,sarığı andıran kadın başı süsü olan TURBAN için mi.?
Bu FRANSIZCASI….
İpek,ipekle dokunmuş ince şeffaf ŞİFON için mi.?
Bu TÜRKÇESİ….
Paçavra kumaş parçası,kadın giyimi ve süsünü ilgilendiren her şey olan CHİFFON için mi…? Bu FRANSIZCASI…
Üzerine kalıp veya fırça ile desenler yapılmış bez olan YAZMA için mi..?
Bu TÜRKÇESİ….
Herkes biliyor diye…! Yazmadığım,yazamadığım ÖRTÜ için mi..?
Bu da ARAPÇASI…
TÜRBAN DIŞINDA
Söylermisiniz, hangisi bizim folklorik kıyafetlerimiz değil…?
Söylermisiniz, hangisi bizim kültür değerlerimizin parçası değil..?

Onun için kendinizi ve bu milleti yormayın.Bölmeyin bu insanları bir inat uğruna.Bilmediğiniz bir şeyi, bildiğinizi iddia ederek, toplumun önüne yanlışları koymayın.Biraz okuyun,biraz düşünün, biraz da lütfen anlayın…

Anlamayanlar düşüne dursun, biz NİHANİ’nin bir dörtlüğü ile devam edelim ;


‘’SOFULUK TAC İLE ABA OLDU
HAYF KİM MA’RİFET HEBA OLDU
DANİŞ’Ü FAZLI EHLK-İ İLM OLANIN
KABA DÜLBENT İLE KABA OLDU ‘’

== Bakalım 1640 da NİHANİ ne demek istemiş : Tasavvufla (Yada bilimle uğraşmanın) alameti, başa giyilen taç (Bir nevi sarık) ve uzun cübbe oldu.Yazıklar olsun ki, ilim harcandı gitti.Çok bilgili olmanın göstergesi (alameti) Kabaca başa sarılan DÜLBENT oldu.==

Bütün bunları yazarken gözden kaçmayacak tek noktanın SENARYONUN önceden yazılmış olduğunun unutulmaması gerekliliğine de dikkatinizi çekmek isterim. Ancak bu senaryoyu yazan ve yazdıranın ve de onları alkışlayanların anlamadığı çok önemli bir mesele daha vardır.Bu meseleyi türbinde oturan taraftarlar da görmemektedir.

Üzülerek söylemeliyim ki, İSLAMİYET bu millete, mezhep çekişmeleri, tarikat kavgaları nedeniyle KUR’AN’IN emrettiği şekilde öğretilmemiştir. Hakikat tahrif edilmiş, inanç ve ibadetler sohbetlere,ritüele, kıraat’a indirgenmiştir.Mesela günümüzde HANEFİLİK farklı nedenlerle ŞAFİİ’LİĞE dönüştürülmeye çalışılmaktadır.ŞAFİİLİĞE ise HAMBELİLİĞİN fetvaları ile yol gösterilmektedir..MALİKİLİK, bir yerde neredeyse unutturulmaya götürülürken, diğer tarafta işine gelenin yararlanmaya çalıştığı, baş vurduğu FETVA kaynağı mezhep olmuştur. ŞİİLİK biraz da kendi taraftarlarından kaynaklı korku tüneli olarak takdim edilmektedir..Ve burada TÜRBAN dan önce, sayılamayacak kadar tartışılacak çok konu ve konumuz vardır.

Hemen bir açıklık getirerek,MEZHEPLERE karşı olmadığımı, her Müslüman’ın zor anında başka bir MEZHEBİN koyduğu kurallardan yararlana bileceğinin mümkün olduğunu kabul ederken ve inanırken, yukarıda ki amaçların iyi niyetle yapılmadığının bilinmesini de hatırlatmak isterim.

Yaşanan bu gerçekler karşısında İSLAM teologları ise susmaktadır.Onların susmalarını anlamak oldukça zor.Ya kendilerine ve bilgilerine güvenmiyorlar.Veya herkesimle hoş geçinmenin peşindeler.Böyle olmasa idi, binlerce bilgisiz insan yok o hocanın yok bu hoca ağabeyin peşinden savrulup durmazdı.Toplum anlamadığını,bilmediğini tereddütsüz onlara sorardı.Onlar susunca da, ELİFİ görünce MERTEK sanacak kadar cahil olan ben ve benim gibiler, bunları yazmak zorunda kalmazdı..Bu sizce neyi ifade ediyor.Bu sizce acı değil mi..? Asıl tartışılacak olan budur. TÜRBAN değildir.

Şimdi bir HAK DİNİ için, örtünenleri burada , ayrı tutarak huşu içinde yerine getirdikleri bütün ibadetlerinin ALLAH katında kabulünü de ayrıca niyaz ediyorum. Onlara gerçekten saygı duyuyorum.

Gelelim simgeleşenlere. Zaten adı üstünde simgeleşmek,belirginlik, gösteriş.Bunun tamamlanması içinde gereken her şey…Başta siyaset, föndöten, rimel, allık, ruj, yırtmaç, pantolon ve günün modasının kullandırdığı tüm iç ve dış aksesuarlar.Ve bunları kullanalar.Buna TÜRBAN desen ne olur.Buna siyasi simge desen ne olur.Kendini kandırarak dinin gereği desen ne olur.Özgürlük adına yapıyorum desen ne olur.Ne mi olur..? Biz söyleyelim, bundan sonra olsa olsa Ak Partiye her seçimde artık oy olur.

Ya bu memlekette biz yaşamadık.Ya da bizler kördük.Hiçbir şeyi göremedik.Fazla lafa gerek yok.Herkes annesinin,babasının, anneannesinin, babaannesinin,dedesinden geride kalan fotoğraflarına bir bakı versin.Oradan anlaya bilenler çok şey anlayacaktır.Yine anlayanlar için söylüyorum.Birileri şu kendi tarihini Selçuklulardan başlayarak, bu Cumhuriyete nasıl gelindiğini artık bir zahmet öğrensin.Çok partili hayata geçmeden önce aynı saflarda olan insanların, nasıl olup da bu milleti daha sonra iki kampa böldüğünü bir değerlendirsin.En önemlisi aklıyla bu mükemmel İSLAM DİNİNİ doğru öğrensin..

Gelecek yazımda Avrupa da, Amerika da Hıristiyanlık ne yapıyor.Onlarda tartışma konuları neler.Bize hangi cepheden bakıyorlar.Yine birilerinin siyasal simgesi türban la birleştirerek yazmağa çalışacağım.Netice olarak TEFERRUAT-I TÜRBAN siyasilerin elinde simgeleşerek toplum resmen aldatılıyor.Özgürlükler içinde gösterilmeye çalışılan TÜRBAN’A gelinceye kadar KUR’AN da emredilen o kadar çok ÖZGÜRLÜK emri var ki, Müslüman o ki, çıkar peşinde koşmadan İNSANLIĞA hizmet edebilsin.Özgürlüğünde TÜRBANDAN ibaret olmadığını anlayacak kadar İZAN’A sahip olsun.Bütün bunlardan İSLAMI bilenleri, bilerek yaşayanları ayrı tutuyor, onlara gönülden SAYGI duyuyorum…



KAYNAK: -Fransızca-Türkçe Sözlük
(A.Rıza Yalt) 1971 Ararat Yayın
-Osmanlıca Sözlük
(M.Nihat Özön= Bilge Yayın
-Kubbe Altı Türkçe Sözlük
(İlhan Ayverdi)

 

 

 

 

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön