GEORGE WALKER BUSH

17 Mayıs 2007


Mr.Bush,

Ailenizi, muhterem babanız Mr.George Herbert Walker Bush’un CIA de görev aldığı ve ABD başkanlığı yıllarından, sonrada sizle devam eden süreç içinde bir nebze tanımış olduğumuzu söyleyebilirim.

Her nedense, Ortadoğu’ya ailece duyduğunuz ilgiye, bizler hep farklı yorumlar getirmek zorunda kaldık ve sizleri bir türlü anlayamadık. Bir türlü cevabını bulamasak da, bazen Arizona’ya ne kadar da benzetiyorlar diye de düşünmedik değil…! Teksas Valiliğinizden sonra, başkanlığınız döneminde, bazı şeyleri anlamakta şahsen güçlük çekmekteyim. Hiç değilse beni, aydınlatırsanız, inanın sizden cevap almanın kıvancını yaşayacağım…! Anlamadıklarınız nelerdir..? diye soracak olursanız ;

• 40 lı Yaşlarınızda, nerdeyse alkolik sayılırken, sonradan dindar oluşunuzu,
• 1970 li Yıllarda Vietnam da savaşmaktan neden kaçındığınızı,
• 2000 li Yıllarda başkanlığa ABD Yüksek Mahkemesinin kararıyla nasıl geldiğinizi,
• 11 Eylül 2001 Saldırısını, güvenlik sistemlerinize rağmen, nasıl önleyemediğinizi,
• Afganistan’a asker göndermenizi,
• Saldırdığınız Irak’ta kitle imha silahlarını neden bulamadığınızı,
• Kuzey Kore ile, neden başınızın dertte olduğunu,
• İkiz kızlarınızın neden sıkça başınızı ağrıttığını,
• Şehit kavramından ne anladığınızı, Sizi, üzmeyeceksem öğrenmek istiyorum….

Mr.Bush,

Sakın, sen kimsin, bunlarda nereden çıktı demeyiniz. Öncelikle taktir edeceğinizi sanıyorum. Globalleşen dünyada hepimiz dünya vatandaşıyız. Bu işin bir yüzü. Özellikle, bu satırları yazmamın nedenini de, hemen belirteyim. Ülkenizde ki, Ermenilerin sözde soykırımı anma günü olarak tek taraflı ilan ettikleri her 24 Nisan da, diğer ABD Başkanları ve şahsınız, gerçeklerden uzak, talihsiz ve tutarsız beyanatlar vermektesiniz. Mesela, 24 Nisan 2007 de ki, ifadelerinizde;

‘’ Her yıl bugün, 20. Yüzyılın en büyük trajedilerinden birinin kurbanlarını anıyoruz. Toplu öldürme ve sürgüne zorlamayla Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında hayatlarını kaybeden 1,5 milyon kadar Ermeni kurban için, ben anılan masum hayatların anısını onurlandıran ve bu trajediyi anan bütün dünyadaki Ermeniler ve Amerikalılara katılıyorum. Dünya, tarihin bu acılı sayfasını hiçbir zaman unutmamalı. Bugün geçmişi, hatırlıyoruz ve daha parlak bir geleceğe bakıyoruz. Ermenistan ve Türkiye’de iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine çalışan bireyleri tebrik ediyoruz.

Osmanlının son dönemindeki bu tarihi olayların, samimi ve açık bir şekilde incelenmesi, bu sürecin elzem bir parçasıdır. ABD, iki ülkede de, daha umutlu bir gelecek temelinde, ortak bir tarih anlayışının inşa edilmesine çalışanları destekliyor ve cesaretlendiriyor. Laura ve ben, dünyadaki Ermeni halkına bu anma gününde en derin taziye dileklerimizi iletiyoruz. Daha barışçıl, refah ve adil bir dünya inşa etme yönündeki kararlılığımız da, biz beraberiz. Bu gün Hıristiyanlığın Ermenistan da kurulmasının 1700. yıldönümü olarak kutlanmalıdır.’’ Demektesiniz.

Her şeyden önce, son cümlenizdeki, tarih ve maneviyat dünyası karşısında yaptığınız büyük yanlışın, değerlendirilmesini Hıristiyan aleminin teologlarına bırakmayı tercih ediyorum…!
Size bakarken, Hıristiyanlığınız, başka bir bakışla muhafazakar Protestan inancınız mı desem, Evanjelist misyonunuzu mu ön plana alsam, atıflarım kutsal İncil’e mi dayalı olsa, (Hangi İncil…? ) değerlendirirken bir türlü karar veremiyorum. Nasıl karar verebilirim…? Tarih bilginizle, inancınızla ters düştüğünüz gibi, dünya görüşünüzle de, çelişki içindesiniz. İzin verirseniz, bunu da bir örnekle belirtmeliyim. Bir beyanatınız da gazeteci Bob Woodward’ e ‘’ Büyük hedeflerim var başarmam gereken. En önemlisi dünya barışı. Dünya barışını sağlamaktan daha önemli bir başarının olduğunu sanmıyorum.’’ Diyorsunuz.

İşte ben, buna gülüyorum….

Mr. Bush,

Ülkenizin, kaynaklarından barış adına, savaşa harcadığınız tutarın, dünya barışı adına harcanmak üzere % 25 ini bana verin, hem dünya, hem de siz emellerinize ulaşmış, belki de, hayatınızda ilk defa bir Türk’e inançlarınız doğrultusunda İsa-Mesih adına dua da etmiş olursunuz…!

Söyleye bilir misiniz, nasıl oluyor da sizin barış anlayışınıza giden yol, daima savaşlar üzerinden geçiyor. ? Siz gerçekten, dünya da çıkardığınız savaşlarda ;

• Her gün kaç Amerikan askerinin öldüğünü biliyor musunuz…?
• Diğer milletlerden kaç insanın öldüğü size bildiriliyor mu…
• Dünyada yaptığınız ekonomik ve kültürel yıkımın, boyutlarının farkında mısınız…?
• Kişisel, Hıristiyan dünyanızdaki BARIŞ bu mu…?
Bunları nasıl izah edeceğinizi bilemiyorum…!

Mr. Bush,

Söz konusu konuşmanızın ana noktasına dönecek olursak, burada da izninizle bazı sorularım olacak ;

• ‘’ Bağımsız Ermenistan’’ düşüncesinden Wilson’un neden vazgeçtiği hakkında bir bilginiz var mı....?
• Türkiye’nin bağımsızlığını kabul etmeyişinizi nasıl açıklarsınız…?
• Lozan Antlaşmasının, ABD’yi neden rahatsız ettiğinden haberdar mısınız…?
• Bugünkü, Türkiye ve Ermenistan nüfusu hakkında bir bilgiye sahip misiniz..?
• Babanızla başlayan dönemden itibaren Ermenistan’a kaç milyar dolar yardımda bulundunuz…..?
• Azerbaycan’a yaptığınız yardımları neden kestiniz…?
• Japonlar, sizi arkadan vurmadığı halde neden göç ettirdiniz…?
• Başkan Roosevelt’in verdiği askeri emrin içeriğini biliyor musunuz….?
• Başkan Wilson’un raporunu hiç okudunuz mu…?
• 1915 Öncesinde Türkiye de ne kadar Ermeni nüfus vardı, biliyor musunuz…?
• 1915 de Anadolu da Ermeniler, sizce kaç bin Türk’ü katliamdan geçirmiştir…?
• Ermeni Asala Terör örgütünün ABD şehirlerinde kaç Türk’ü öldürdüğünü biliyor musunuz….?
• Karabağ da Ermenilerin yaptığı SOYKIRIMINI, sizce dünya unutmalı mı…?


Mr.Bush,

Bu sorularım sizi çok rahatsız edecekse, biraz da ülkenizce organize edildiği bilinen konularda da, birkaç sorumuz olsun …..?

• Hindiçin’de sivil halka yönelik neler yapmış olabilirsiniz…?
• Bangladeş’te yaşanan cinayetlerde ABD nin rolü nedir…?
• Şili de kim veya kimlerin, öldürülmesini planlamış olabilirsiniz….?
• Doğu Timor da soykırımın yaşanması sizin eseriniz olabilir mi…?
• Washington da yaşayan bir gazetecinin, öldürülmesi sizce mümkün müdür…?
• İkiz kuleler yıkıldığında hangi neden size ‘’haçlı seferi’’ ifadesini kullandırdı…?

Şunu samimiyetle ifade etmeliyim ki, Ermeniler, sizi, ülkeniz yönetimini ve Amerikan halkını aldatmaktadır. Süper güç olduğunu iddia eden bir ülkenin başkanı olarak, en azından sözde soykırımını anma günlerinden önce, Amerika’nın kendi aklına, Amerika’nın kendi arşivlerine bakabilmiş olsaydınız….! O vakit gerçekleri ifade etmiş olurdunuz.Bakın size küçük fakat anlamı büyük iki örnek sunacak olursam;
1- Başkan Wilson; ‘’Dünyanın diğer bölgelerinden farklı olarak dört vilayet halkının etnik, dini kimliklerine göre sınırlara bölünmesini kabul etmiyoruz. Artık çok karışık ve kargaşa içinde olan etnik faktör dehşetli katliamlar ve Ermenilerle Yunanların göç ettirilmesinden sonra ve ağır kayıplar vermiş Müslüman sakinlerin büyük sıkıntılarla karşılaşması durumu, daha da karanlık hale gelmiştir.’’diyor.
2- Dönemin İngiltere Başbakanı Lloyd George ; ‘’ Ermeni olayı en çok Amerikalı misyonerler aracılığıyla kışkırtılmaktadır.’’ Diyor. Dilerseniz, 1820 li Yıllarda Ülkenizin başlatmış olduğu şu misyonerlik konularına da değinmemiş olalım…

Mr.Bush,

Sanırım, fazlaca zamanınızı aldım. Cevap alacağımı umarak, BARIŞA ulaşmak amacınızı, SAVAŞSIZ gerçekleştirmenizi, Bir buçuk milyon Ermeni’nin 1915 de nasıl öldürülmüş olduğunun tarafınızdan tekrar değerlendirilmesini bekliyorum. Bu arada ‘’Osmanlının son dönemindeki bu tarihi olayların, samimi ve açık şekilde incelenmesi, bu sürecin elzem bir parçasıdır.’’ Düşüncenizi paylaştığımı belirtirken,

Eşiniz Mrs. Laura’ya , size ve Amerikan halkına sağlıklı günler diliyorum…..





KAYNAK: - Henry Kissinger’in Yargılanması
(Christopher Htchens- Çv.Mehmet Harmancı)

- Yabancı Kaynaklarda Türk-Ermeni İlişkileri
(Ahmet Gürel)

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön