FACİA-NÜVİSLER

30 Mayıs 2013


Sözlükler, fâcia-nüvîsleri; fâcia, hazîn ve acıklı tiyatro oyunu yazan olarak açıklıyor.

Bugün yaşadığımız Türkiye’de sözde aydınlar, başbakanın her ağzından çıkanı, alarak akıllarınca demokrasi oyunu yazmaya çalışıyorlar. Sıra ile sayılan, ayrım yapılan eski başbakanlar, onların bazılarına rahmet dilemeler, 1950 öncesi ve o dönemin liderini alabildiğine karalamak oyunun bir bölümünü teşkil ediyor. Bu hazîn ve acıklı oyunu sahneleyip, millete oynayıp duruyorlar. Milletimizin büyük bir kesimi de oynanmakta olan oyunu maalesef inanarak okuyor ve seyrediyor.

Bu asılsız karalamayı yapanlar ve ona inananlar, tarih sayfalarına bakmak zahmetini göstermiyorlar. Cumhuriyet’in kuruluşuna gelinceye kadar yaşanan acılar, savaşlar, şehitler, yokluklar, ANADOLU’NUN dört bir yanının ateş çemberi içinde olduğunu unutuyorlar.

Birinci Dünya ve İstiklal SAVAŞINI unutuyorlar. Unutmakla kalmıyor, şuursuzca DİN istismarı yaparak, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E, İSMET İNÖNÜ’YE saldırıyorlar.

1950’e gelinceye kadar, Celal Bayar’ın, Adnan Menderes’in hangi partide, hangi görevleri aldıklarına ise hiç mi hiç bakmıyorlar.

Geçmişe gitmeden önce, şu anda okuduğum haberde: ‘’İngiliz gazeteleri, Cameron’ın eşi Samantha Cameron ile plajdaki bir kafede kahve içerken çekilen fotoğrafını yayımlarken, geçen hafta öldürülen İngiliz askeri Lee Rigby ile ilgili tartışmaların devam ettiği dönemde tatile gittiği için Cameron’ı eleştiren manşetler attı.’’

Hatırlayacak olursak İngiliz Başbakanı David Cameron, söz konusu olay nedeniyle Fransa’ya yaptığı resmi ziyareti yarıda keserek ülkesine döndüğünü de unutmayalım.

Ya, Başbakanımız ne yaptı?
Reyhanlı’da 52 YURTAŞIMIZ hayatını kaybederken, önce ABD seyahatine gidiyor, sonra TEYHANLI aklına geliyor, sonra daVialand Tema Parkı ve Eğlence Merkezi’nin açılışını yapıyor!

Bütün bunlar bir yana, siyasi çizgisini geçmişin sadece bir bölümünün fotoğraf karesine oturtturarak, bilmediği(!) veya bilmesi halinde çizgisini bozacağı için, işine gelmeyen kareleri atlıyor.

Mesela;

- Merhum ADNAN MENDERES’İN Kırım Tatar Türk’ü olduğunu hiç söylemiyor.
- Serbest Cumhuriyet Fırkası, çalışmalarını, onun kapatılmasıyla CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NE geçtiğini, 1931 seçimlerinde CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEN Aydın milletvekili seçilen ADNAN MENDRES’İ, o dönemi hiç referans olarak almıyor.
- 7 Aralık 1945’e kadar CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDE aktif görevler aldığını, TEK PARTİ döneminde 1938’e kadar ATATÜRK’LE yedi yıl, 1938’den 1946’a kadar İSMET İNÖNÜ ile yine yedi yıl birlikte siyaset yaptığını, nedense bilmiyor (!) veya hatırlayamıyor(!).
Başbakan’ın hatırlayamadıkları sadece bu mu?

Bunlar bir yana, MENDERES iktidarında yaşanan şu olayları da hatırlayamıyor!

- Merhum Menderes’in, iktidara gelir gelmez darbe yapacaklar diye, başta dönemin Genelkurmay Başkanı olmak üzere, 15 general ile 150 albayı emekliye ayırdığını,
- Neden Kore Savaşı’na katıldığımızı,
- CHP’NİN mallarını nasıl haczedildiğini,
- Halkevleri ve Köy Enstitülerinin neden kapatıldığını,
- Marshall yardımının neden ve nasıl kabul edildiğini,
- 1950 yılı ortalarında ekonomik tıkanmalara neden uğrandığını,
- 6–7 Eylül olaylarının nasıl olduğunu,
- İmar çalışmaları nedeniyle İstanbul’da tarihi eserlerin nasıl yok edildiğini,
- 1958 yılı dış ticaret açığının hangi boyutlarda olduğunu,
- Cumhuriyet tarihinin en yüksek devalüasyonun o dönemde yaşandığını,
- Doların 2.- Liradan, 9.- Liraya nasıl çıktığını,
- T.C. Devletinin bu dönemde moratoryum ilan ettiğini,
- Bugün ödendiği için övünülen, IMF borcunun ilk defa o dönemde alındığını,
- İstanbul’a, Anadolu’dan göçlerin o dönemde hızlandığını,
- Yine o dönem de ilk gece-kondu ların yapıldığını,
- Uçak, uçak motoru, tank ve silah fabrikalarının neden kapatıldığını,
- Osman Bölükbaşı’nın milletvekili seçildiği Kırşehir ilinin, neden ilçe yapıldığını,
- Adıyaman ilinin neden kurulduğunu,
- 1954–1958 yılları arasında 238 gazetecinin neden mahkum edildiğini,
- 1959’da ABD’DE Marshall yardımının nasıl sonuçlandığını,
- VATAN CEPHESİ’NİN neden kurulduğunu,
- ABD ile yapılan ikili anlaşmaların içeriğinin neler olduğunu,
- TAHKİKAT KOMİSYONU’NUN nasıl kurulduğunu,
- Yüksek yargı organı başkanlarının ve üyelerinin neden emekliye sevk edildiğini,
- Gayrimeşru bir hayat yaşayan Başbakan ADNAN MENDERES’İ

Başbakan anlatmıyor, anlatamıyor veya yaşı nedeniyle bütün bunları hatırlamıyor!

Bu arada merhum Celâl Bayar’ı, MİLLİ MCADELE’NİN ‘’GALİP HOCA’’SINI ise artık sormayalım. Ancak sizler son on yıldır yaşadıklarınızla, yukarıda yaşananları mukayese etmeye çalışınız!


İşte Başbakan, TEK PARTİ dönemini karalayarak, siyasi çizgisini sürdürmeye çalışırken, o dönemin içinde ADNAN MENDRES’İN, CELÂL BAYAR’IN ve arkadaşlarının da CUMHURİYE HALK PARTİSİ çatısı altında görev aldıklarını nedense unutuyor. Varsa, yoksa İSMET İNÖNÜ dönemini karalayarak, siyasetine renk katmaya çalışıyor!

Hâlbuki bizi yaratan ALLAH, O’nun bize gönderdiği PEYGAMBERİMİZ’İN, ‘’Ölülerinizi hayırla yâd ediniz’’ buyurduğunu da unutuyor!

Bütün bunları her nedenle olursa olsun, Başbakan bilmiyor, hatırlamıyor olabilir!

Ya günümüz FÂCİA-NÜVÎSLERİ?
 

 

 

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön