ERMENİSTAN ve SATRANÇ TAHTASI

15 Ağustos 2008


‘’KEMAH’TA PKK nın KAHPECE, HAİNCE DÜZENLEDİĞİ UZAKTAN KUMANDALI MAYININ PATLATILMASI SONUCU ŞEHİT OLAN ASKERLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET DİLERKEN, TERÖR DENEN BELAYI LANETLİYORUM.’’


İnsanların geçici, devletlerin kalıcı olduğunun kabul edildiği, alem de (bazen devletlerde kalıcı olamıyor) Dünya’nın hiçbir milleti ile kavgalı olmayı istemiyoruz. İnsan olarak ‘’ farklılıklarımızdan’’ yararlanarak yaşamak en büyük dileğimiz. Bundan Ermenileri de ayrı tutmuyorum. Irki, dini ve fiziksel özellikleri ile İNSANIN her yerde en değerli varlık olduğunu görüyoruz. Ancak, biz böyle görüyoruz derken, ERMENİLER böyle görmüyor veya görmek istemiyorlar. Bu nedenle uzlaşmaz tutumları ve yalanları ile problem yaratmaya devam ederlerken, kendi halkına da sefaleti yaşatmaktan zerre kadar üzüntü duymuyorlar.
Ermenistan gerçekleri görmek istemezken, bakın nelerde direniyor, bazılarını beraberce hatırlayalım;

- Azerbaycan topraklarının % 20 sini haksız olarak işgale devam ediyor.
- Azerbaycan la ilgili BM Güvenlik Konseyi Kararlarını tanımıyor.
- Gümrü ve Kars Antlaşmalarını yok sayıyor.
- Sözde Soykırım için Dünya’ya yalan söylüyor.
- Doğu İllerimizi ‘’Batı Ermenistan’’ olarak ifade etmekten vazgeçmiyor.
- Ağrı Dağı ‘’benimdir’ diyor.
- Tarihçilerin Komisyon kurmasına razı olmuyor.
- Tarihi gerçekleri tahrif etmeye devam ediyor
- Metzamor Nükleer Santralinin kapatılmasında kaçak güreşiyor.
- Değişik Ülke parlamentolarında ‘’sözde soykırım’’ kararları aldırıyor
- Akdamar Kilisesine neden AHTAMAR denmediğini sorgulamaya kalkıyor.
- ERMENİ ASALA örgütünün DİPLOMATLARIMIZI katlettiğini unutuyor.
- Türkiye- Ermenistan sınırını tanımıyor.
- Toprak ve tazminat taleplerini dile getiriyor.
- 24 Nisan 2008 de Erivan da TÜRK BAYRAĞINI çiğniyor ve yakıyor.
- Levon Ter Petrosyan’ın
- Robert Koçaryan’ın
- Serj Sarkisyan’ın Bugüne kadar neler söylediklerini ise tekrar, tekrar yazmıyorum.


Peki, TÜRKİYE Ermenistan’ın bu olumsuz hareketlerine karşı şimdiye kadar ne yapmıştır. Beraberce bunu da hatırlayalım…

- 1991 de Ermenistan’ın bağımsızlığını tanımıştır.
- Enerji yardımında bulunmuştur.
- 3. Ülkeler üzerinden Ermenistan’a yapılan ihracata göz yummuştur.
- 100.000 TON buğday la gıda yardımı yapmıştır.
- Kelbecer ve Sedereke’ye Ermenistan saldırıları başlayınca,
TÜRKİYE Kara sınırı ve Hava sahasını kapatmıştır.
- Önce Erivan-İstanbul, daha sonra Erivan-Antalya uçuşuna izin vermiştir.
- Ermeni Kiliselerini restore etmiştir.
- Ermenilerin, Türkiye’de kaçak olarak çalışmasına göz yummuştur.
- Ermenistan’a insani yardım götüren uçaklara hava sahası iznini vermiştir
- Azerbaycan konusunda maalesef baskıcı bir politika uygulamamıştır.
- Ermenistan seçimlerinden sonra, TÜRKİYE Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve
Dışişleri Bakanı, muhataplarına kutlama mesajları çekmiştir.
- Dışişleri Bakanı Ali Babacan, New-york resepsiyonuna Ermenistan’ın BM Daimi
Temsilcisi Armen Martirosyan’ı davet etmiştir.
- İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Motteki’nin Türkiye’yi ziyaretinde, Ermenistan
Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan ile daha önce ki görüşmesi TÜRKİYE
Tarafından not edilmiştir.
- Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr.Yusuf HALAÇOĞLU görevden alınmıştır.
- 2008 Mayıs ve Temmuz aylarında Türkiye, Ermenistan’la İsviçre’de diplomatik
Temaslar gerçekleştirmiştir.

Türkiye’nin, bütün uzlaşmacı yardımlarına karşı, Ermenistan hiçbir çaba içinde olmamıştır. Yalan ve inatlarını bugünde sürdürmektedir. Ermenistan’ın yeni Cumhurbaşkanı’nın söylediklerine de bakarsak, işin özü net olarak anlaşılacaktır.

24 Nisan 2008 de, 24 Nisan 1915 de 1,5 milyon Ermeni’nin katledildiğini iddia eden, Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan , Ermenistan Başbakanı Tigran Sarkisyan la birlikte bakın neler söylüyor. Sözde ‘’soykırım iddialarının kınanması ve tanınması konusu ülkemizin dış politika gündeminin ayrılmaz bir parçasıdır.’’ ‘’Ermenistan, tarihi adaletin yerini bulması yönündeki çabalarını ikiye katlamalı.’’ Sonrada ‘’Türkiye ile önkoşulsuz olarak ilişkileri normalleştirmeye hazırız.’’ Diyor. İşte bunları söylediği alanda TÜRK BAYRAĞI çiğneniyor ve yakılıyor.

Mart 2008 de Ermenistan Özgürlük Meydanı büyük olaylara sahne oluyor. Levon Ter Petrosyan taraftarları, güvenlik kuvvetlerince elektroşoklarla ve coplarla etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Karabağ’dan getirilen Ermeniler, Ermenilere vahşet uyguluyor. .Buna Ermeni polisi sadece seyirci kalabiliyor. Sonucun da, yüzlerce yaralı ve onlarca ölü ortada kalıyor. Ermenistan medyasına, yaşamadığı bir sansür uygulanıyor.
Bizim de hemen aklımıza, Robert Koçaryan döneminde 27 Ekim 1999 da ki Kanlı Ermenistan Parlamentosu baskını geliyor. Böylece, Ermenistan’ın saklamaya çalıştığı yüzü bir daha ortaya çıkmış oluyor.

Diğer tarafta, ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden sorumlu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried’in Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi oturumunda, ‘’Ermenistan modern Türkiye toprakları üzerindeki iddiası olmadığını dile getirmeli’’ derken, devamla ‘’Türkiye’nin tarihindeki karanlık bir bölümle yüzleşmesi gerekiyor. ABD’nin kendi karanlık dönemleriyle yüzleşmesinin kolay olmadığı, göz önüne alındığında, bu kolay olmayacak.’’ Diyor.
Başka bir yerde, Ermenistan yetkilisi Kiro Manoyan Sözde Ermeni soykırımının farklı endişelerini dile getiriyor. Bir başka Ermenistan yetkilisi Hayk Demoyan, kurulacak tarih komisyonunda inananlar ve inanmayanların ortaya atacağı tezlerin konuyu çıkmaz noktasına taşıyacağını vurguluyor.

Buna rağmen, Tarihçiler komisyonu kurulması fikri, AGİT PARLAMENTERLER ASAMBLESİNDE Astana’da kabul edildi. Yine ASTANA da Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan arasın da yaşanan sıcak diyalog da gözlerden kaçmamış. Fakat, ASTANA da Ermenistan Delegasyon Başkanı, Armen Ashotyan ‘’Ermeni basınının Türkiye tarafından bilinçli olarak propaganda yoluyla yanlış bilgilendirildiğini, dolayısıyla AGİTPA kararının Ermenistan ya da Türkiye’ye yönelik değil AGİT’e üye tüm ülkeleri kapsadığını ve bu nedenle Ermenistan açısından endişelenecek bir durum olmadığını’’ ifade ederken yine tipik Ermeni pişkinliğini ortaya koymuş oluyordu.

Hemen sonrasında Ermenistan da, Serj Sarkisyan’ın ORTAK TARİH komisyonuna sıcak bakması şaşkınlıkla karşılanıyordu. Sarkisyan’ın % 50 nin üzerinde oy alması da Ermenistan da yaşanan siyasi ve ekonomik kaosu önleyememiştir. İşte bu kaos dan çıkmak mümkün olmasa bile, biraz nefeslenecek bir şeyler yapılması gerekiyordu. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan böyle bir ortamda, biraz rahatlamak, belki de gündemi çarpıtmak için SAYIN CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’Ü MAÇA DAVET ederek akılınca kişisel bir hamle yapmıştır.

‘’Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü’’ ATASÖZÜMÜZ orta da dururken, bizde de, bazıları, bu bir zemine oturmayan daveti hemen uluslar arası kamuoyunda ses getirecek bir gelişme olarak algılamakta, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu davete olumlu bakmasını önermektedirler.
Ama kimse, Türkiye- Ermenistan arasında Mayıs ve Temmuz ayların da yapılan diplomatik görüşmelerinin içeriğini bilmemektedir.
Kimse, İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Motteki ile Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan’ın neler görüştüğünü bilmemektedir.
Kimse, Azerbaycan Dışişlerinin konuya nasıl baktığını bilmemektedir.
Kimse, Akdamar Kilisesinin restorasyonu sonrasında ki, açılışına katılan Ermenistan Kültür Bakan Yardımcısı Gagik Gürciyan’ın söylediklerini ve tavrını hatırlamamaktadır.
Başka hatırlanmayanlar da vardır. Mesela, dönemin Ermenistan Savunma Bakan Vekili Vazgen Manukyan’ın ‘’ Erivan yönetimi sınırların değişmezliği ilkesini kabul edemez.’’ Dediğini, Yine dönemin Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan’ın sözde soykırımla ilgili bütün söyledikleri de, hatırlanmayanlar arasındadır.
ABD’nin diğer yaptıklarını bir kenarda bırakırken, soykırım ifadesini kullanmayan bir büyükelçiyi iki yıl atamama tavrını dikkatten kaçırmamalı ve de hatırlamalıyız. Matthew Reynolds’un sözde soykırımını onaylayan sözlerini de artık yazmayalım.
Bütün bu birleştirmeye ve derlemeye çalıştığım konular günümüzde uluslar arasınca bilinen, takip edilen ve konuşulan noktalardır.
Türkiye bir masada SATRANÇ’a davet edilmiştir. MAÇ daveti Serj Serkisyan’ın kişisel gündem değiştirme taktiğidir.
Bizde, Dünya da, Ermenistan’ın UZLAŞMAZ tavrı yanında, iç sıkıntılarını, çektiği ekonomik acıları, KAFKASYA da yalnızlaştığını bilmekteyiz. Türkiye’nin yaptıkları ortadır. Bu nedenle umarız Sayın Cumhurbaşkanımız bu davete icabet etmez.

Satranç da, PİYONLA…ŞAH ve MAT demekte var…..!

KAYNAK: BBC (Ermenistan’da Sosyo Politik Kriz 10.3.2008)
Asam (Ö.Engin Lütem, Ermenistanla Olası Görüşmeler 29.4.2008)
Asam (Y.Deveci Bozkuş, Agit Kararı 10.7.2008)
Asam (Ö.Engin Lütem, Tarihçiler Ortak Komisyonu 9.7.2008)
Asam (Ö.Engin Lütem, İyi Niyet Gösterileri, 11.7.2008)
Asam (Y.Deveci Bozkuş, Türkiye,Ermenistan İlişkileri, 25.7.2008)
Asam (Şenol Kantarcı, Önce Peynir Diplomasisi-Sonra Futbol Dip.307.2008)
Nethaber.com : 19.6.2008 tarihli haberi.

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön