ERMENİLER ve KÜRTLER

29 Kasım 2007


Bir ÜLKE de birlikte yaşadığınız etnik unsurlar hakkında yazmak zaman zaman zor olur. Kimi, her an birlikte olduğunuz bir arkadaşınız, kimi yıllardır sizden dost elini çekmeyen saygı duyduğunuz insandır, insanlardır. Bazıları ile bir akşam yemeğinde bütün sevinç ve elemlerinizi paylaşırsınız. Bazıları ile iş dünyasında kar ve zarara katlanır veya yılların yoğurduğu tecrübeyi alır-verirsiniz. Bazen de ahizenin diğer ucunda patlatılan fıkranın son kelimesinden sonra dakikalarca gülersiniz..İşte size BİRLİKTE YAŞAMAK…

Bir an gelir, size anlatılanlara takılır kalırsınız. Film şeridi karşı makaraya hiç durmadan sarar. Nedenlerini ya birleştirir, ya da ayırmaya çalışırsınız. Bazı anlar vardır ya, orada durursunuz.Düşüncelerinizi yorgunluklar alarak başka dünyalara götürür. İyiyi ve kötüyü bulmak için kan ter içinde kalırsınız. Eğer insansanız…! Eğer BİRLİKTE YAŞAMAK istiyorsanız. Hafızanız da nedenler çoğalıp gider. Kim bilir…?

Bu kadar çok analizin yapıldığı bir ÜLKE de,ne siyasiler, nede bürokratlar köklü çözümü toplumun önüne koyamadılar denilmekte.Kuzey Irak’a hemen girmemiz gerektiğini söyleyenlerle, bunu diplomasi yoluyla zamana yaymak isteyenler halen söylenmemiş söz bırakmıyorlar.Kimse, Kıbrıs’la İngilizleri, On iki Adalarla İtalyanları neden gündeme getirmiyorlar diye de, ben merak ediyorum.Irak’ın toprak bütünlüğünden başka bir düşüncemiz olmadığını söyleyip durmaktayız da, Misak-ı Milli Sınırlarımızdan da bahsetmiyoruz.Sizce bunda çelişkiler yumağı örülmüyor mu…? Pastayı bölecek güç veya güçler, bilmem ki daha neler düşler…daha neler düşler….

Son günler de basında Ermeniler ve Kürtlerin Türkiye’yi hedef alan çalışmaları içinde, Hollywood film yapımcılarına hazırlatacakları sinema filmlerinden bahsediliyor. Milyon dolarların konuşulduğu senaryo da en garibi de Ermeni-Kürt işbirliğinin ortaya konmasıdır. Siz tarihin garip cilvesine bakın, dünkü düşman bu gün dost olabiliyor. Ben bura da BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ Ermeni ve Kürtleri bunlardan ayrı tutmak istiyorum. Neden ayrı tutmak istediğime gelince; Bazı Ermeni ve Kürtlerin,Tarihte yaşanmış Ermeni-Kürt çekişmesinden, bugünkü birlikteliklerini anlamakta zorlanıyorum da ondan…! Mesela birileri bana aşağıdaki yaşananları nasıl açıklayacaktır….

- Nerses Varjabedyan 1878 de Karakin Papazyan’a yazdığı mektubunda bakın neler söylüyor. ‘’Fakat kamuoyu böyle değil. Onun için Hrımyan’ın yanında bulunan zulüm raporlarını, Kürtlerin yaptıkları yeni yeni saldırıları yayınlatmak gerekir. Kürtlerin hayatı vesairesi hakkında Hrımyan’ın çok iyi bildiği bilgileri de yazdırmalıdır.’’

-Tiflis de çıkan Ermenice Mışak gazetesinde (1880-Sayı 160) Kirkor Arzruni ; ‘’Eğer Ermeniler, Berlin konferansına Kürtleri, Asurileri, Yezidileri, Ermeni yaptıktan sonra kuvvetli, yoğun bir millet halinde müracaat etmiş olsalardı, bunlardan başka da silah kullanmaya, kan dökmeye muktedir, kabiliyetli olarak görülselerdi, o zaman Berlin konferansın da mutlaka şimdikinden daha çoğunu alabilirler ve Türkiye Ermenileri de siyasi bir hayata layık bir millet olarak tanınırlardı.’’ Diyor.

- Ermeniler kendi hazırladıkları ıslahat projelerinden birinde madde 42 ; ‘’Kürt aşiretlerini dağıtmak, bunların her birini tek tek olarak uygun yerlere yerleştirmek ve kendi emekleriyle geçinmelerini temine mecbur etmek.’’

- Hasan Arfa’nın Türkiye aleyhinde yazdığı kitap da ; ‘’1914 Sarıkamış bozgununda Rus orduları, Türkiye’yi işgal edince, Kafkas ve Türk Ermenilerinden oluşan Ermeni gönüllü taburları önden geldiler. Bunlardan birisine, kana susamış Antranik namında biri tarafından kumanda ediliyordu. Bu Ermeniler,Kürtler tarafından öldürülmüş hemşerilerinin intikamını almak maksadıyla,her türlü vahşeti yaptılar.1915-1918 arasında Türkiye’nin doğu vilayetlerinde 600.000 den fazla KÜRDÜ katlettiler.’’Demektedir.

- Yine Ermeniler, Ayastefenos antlaşmasının üç esas maddesinden birinde de ‘’Ermenilerin güvenliği Kürtler ve Çerkesler tarafından tehlikeye maruzdur.’’ Şeklin de özellikle vurgu yapmışlardır.

Bu örnekleri çoğaltmamız mümkün. Etnik kökeni ister Ermeni, ister Kürt olsun bu söylemeye çalıştıklarımızla hiçbir ilgisi yoktur.Daha doğrusu BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ Ermeni ve Kürtlerle ilgisi yoktur. Sözümüz hala ham hayal peşinde koşan marjinal gruplara ve diaspora yanlılarına dır.Onların içinde öyle aklı-evveller vardır ki; Ermeni derdinde de, PKK terör belasında da,bunları anlamak için toplumun çoğunluğunun yeterince olgun olmadığını söylemek basiretsizliğini dahi göstermektedirler…Daha da ileri giderek ‘’Kürt meselesinin tarihsel,sosyal ve kültürel boyutları tamamen ihmal edilmiş.’’ Veya ‘’Kaderlerini Türkiye içinde çizmek isteyen Kürtleri duymak mümkün olacak.’’diyecek kadar dününü unutan Ermeniler vardır. Hatta bunlar yani Ermeniler, Kürtlerle bir gün dost, bir gün düşman olduklarını da unutmaktadırlar. Tıpkı 25 Kasım 2007 tarihli gazetelerde yazan birisi gibi…
Buradan etnik bir ayrışmanın kimseye bu topraklarda fayda getirmeyeceğini söylemeye çalışıyorum. Ülkemin en yüce kurumuna seçilme şansını bulanların, bu imkanı temsil etikleri seçmenleri adına olumlu kullanacaklarına yürekten inanmak istiyorum.Marjinal guruplar içinde yer alan Ermenilerin, yoksulluk nedeniyle Ermenistan’dan Türkiye’ye kaçak olarak gelerek,yine kaçak çalışan Ermeniler için ne yaptıklarını da doğrusu merak ediyorum.

Niyetimiz üzümü beraberce yemek, bağcıyı dövmek değildir. Niyetimiz BİRLİKTE YAŞAMAKTIR…Hollywood yapımı filmin içinde olacaklara başka bir gün başkaca yazacaklarım olacaktır.Selam ve sevgi, BİRLİKTE YAŞAMAK isteyenlere…


KAYNAK:Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi (Esat Uras)

 

 

 

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön