ERMENİLER ve FRANSIZLARIN SÖZDE İNSANLIĞI

28 Mayıs 2006


Bugüne kadar Ermenilerin ve özellikle Fransızların Türkiye’ye karşı yüz yıldır sürdüre geldikleri sistematik ve piskolojik savaş da istemeyerek söylememiz gerekirse; onlar başarılı olmuşlardır. Adına isterseniz küresel tehdit diyelim, isterseniz adına başka bir isim bulalım, geçen bu uzun zaman diliminde maalesef hep savunma reflekslerimizle hareket etmekten başka bir şey yapamamışız.

Her ne hikmetse, dış politikamızın en sorunlu bölümünden bir türlü sözde ermeni soykırımını çıkaramamışız.Bırakın çıkarmayı, ileriye dönük bir stratejimizde olmamış. Son birkaç yıldır yetkililerden duyduğumuz, herkesin ağzında sakız olan ‘’Biz arşivlerimizi bütün dünyaya açıyoruz, ama Ermeniler buna yanaşmıyor, masadan kaçıyorlar ‘’ diyoruz. Diyoruz da, diyen de dinleyen de yine biz oluyoruz.

Kuşku yok ki, dış politikamızın en sorunlu bölümünde yer alan sözde soykırım, dış politikalarımızda da baskı oluşturmaktadır. Ermeniler ve yandaşlarının her söylediğinde, neredeyse tehdit havaları esmektedir. Bizler hamasi nutuklar atarken, bizler sütun, sütun yazılar yazarken, haklı olduğumuz bir yerde ,mağdur olduğumuz bir konu da suçlu ilan edilmişizdir.

Onlar ne yapmışlar; Sözde Ermeni soykırımını dünyaya tanıtmışlar. Sözde soykırımın tanınmasını sağlamışlar. Sonrasında tazminat ve toprak talebinde bulunacaklarını açık açık ilan etmişlerdir. On beş den fazla devletin parlamentosunda sözde soykırımı tanıma kararını çıkarmışlar, hatta çizmeyi oldukça aşarak, bize Ermenistan’ı tanıyın ve Ermenistan sınırınızı artık açın demektedirler.

Kim yapmış , kim söylemiş veya söyletmiş bunları, Ermeniler…. Bildiğimiz tarihin akışında kendi kendini yönetemeyen, kim …? Ermeniler. Tarihin her döneminde, bir millete sığınmak veya bir milletle işbirliği yapmaya ihtiyaç duyan kim….? Ermeniler….. Tarihte dili, dini ve mezhebi değişen hangi topluluk vardır…? Ermeniler…. Hayatiyetlerini, genelde elde ettikleri fırsatlarla devam ettiren topluluğun adı nedir…..? Ermeniler….. Her önüne gelen emperyalist milletlere , kendini kullandıran topluluk kimdir…? Ermeniler…. Osmanlı’nın 1915 de almış olduğu bir kararı, vaveyla kopararak dünyaya yayan kimler…? Ermeniler…. Her türlü mezalimi Türk Milletine yapan kim…? Ermeniler….

Haklı olduğu yerde suçlu gösterilen kim…? Osmanlı, Türk Milleti. Bu gün ki, Cumhuriyetimizi, kanları pahasına kurarak bizlere emanet edenler. Gururla yad ettiğimiz ecdadımız. 600 Yüz Yıl Asya’ya, Afrika’ya ve Avrupa’ya hükmeden Osmanlı İmparatorluğu…..

Bu gerçekleri dikkate alarak, şapkamızı önümüze koyarak hepimizin düşünmesi, bu konu da çalışma yapan kuruluşlarda görev alması gerekiyor.Hiç kimse bir şey bilmiyorsa, TBMM, Türk Tarih Kurumu ve Asam’dan alacakları doğru bilgilerle, bize karşı Ermenilerin yanında yer alan devletlerin,milletvekillerine, bilim adamlarına , bireylerine teker teker mektup gönderebilirler. O ülke insanlarını guruplar halinde Türkiye’ye davet ederek, olayların geçtiği yerlerde,canlı şahitlerle, onların çocukları ile tanıştırarak, kimin haklı, kimin haksız olduğunu ortaya koya bilirler.
Halep ordaysa, arşında buradadır….

Bunu kim,kimler başka nasıl yapacaksa lütfen artık söylesin. Her nisan ayı öncesinde, sonrasında, koparılan yaygara beni son derece rencide ediyor. Yetkilileri bilemem ama, sizin de ne düşündüğünüzü doğrusu öğrenmek istiyorum….

İnsanlıktan uzak davranışlarının yanında Ermenileri en çok savunan ve kullananların başında Fransa’nın geldiğini hepimiz biliyoruz. Geçen hafta birkaç örnek vermiştim. Yine Ermenileri her dönemde kullanan Fransızların tarihte neler yapmak istediklerine dair, kendi diplomatik belgelerinden birini daha buyurun beraberce okuyalım :

3 Kasım 1914 ‘’Fransa Dışişlerinden, Asya Birimlerine,’’

‘’ Türkiye’nin Dünya mücadelesine katılmasını eskiye dayalı geleneksel Arap ırkıyla Türk ırkının kesin çatışmasıyla çözülebilir. Fransa, Afrika’nın Arap Müslümanlarını Türkiye’nin Araplarına karşı düşmanca tavır içine……bu da Türk saldırısını çökerterek Osmanlı İmparatorluğu’ndan Arap bölgelerin kopmasını sağlayacak…. Halifenin Panislamcı, birleştirici politikasına karşın, Fransa’nın politikası bu bağlılığı parçalayacak, yerel tarikatlara, bölge şeyhlerine özgürlük tanıma olmalıdır.’’

‘’ Ekte bulunan 3 harita Osmanlı İmparatorluğu’nun Asya topraklarındaki etnik-dini ve ekonomik bölgelerini açıklamaktadır… 3 Harita kıyaslandığında … daha önce Rumeli ve Makedonya’da görüldüğü gibi, Türkiye’nin Avrupa topraklarını kaybetmesi olacaktır. Fransa’nın etki alanının merkezi Kuzey Suriye olacaktır. Suriye’nin kontrolü Kahire’den sağlanacaktır. Kahire’ de ki, aydın ve gazeteciler, Suriyelidir. Kahire’de ki Arap gazeteler bu konuda, Türk egemenliğine karşı kampanya başlata bilirler. Örneğin ; Arap dili, din politikası, Halife’nin düzenbazlığı konuları ele alına bilir.’’

İşte, Ermenilerin yanında Fransa’nın sözde insanlığı, sözde dostluğu…!

Avrupa Birliğinde güya beraber olacağımız zannedilen Fransa….! Avrupa Birliğine girişimizi, kendi halkının oylarına sunacak Fransa…!
Kasım 2006 da ‘’sözde soykırım’’ın konuşulmasını dahi yasaklayacak Fransa….!

Ve, arşivlerimizden , bilim adamlarımızın çıkmasını bekleyen TÜRKİYE….

Türk Milletinin insanlığı ile Fransızların sözde insanlığına bakarken, Fransız ulusunu yaratan etnik gruplardan, Keltler, Romalılar, Vizigotlar, Burgundlar, Franklar, Britanniler, Bretonlar, Normanlar, Araplar ve Berberi’leri kullanmak aklımızdan bile geçmemiştir. Bunu Fransızların ve Ermenilerin anlamasını, düşünmesini ve onlara birilerinin artık anlatmaya başlamasını bekliyorum.

Kimler anlatacak, kimler anlayacak bekleyip görelim….



Kaynak : Fransız Diplomatik Belgelerinde
Ermeni Olayları (1914-1918)
Hasan Dilan

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön