ERMENİ ve FRANSIZ YALANLARI... YA DUYARSIZLAR

04 Haziran 2006


Kalemimiz yazdıkça, dilimiz döndükçe sözde Ermeni soykırımı iddialarının yalan olduğunu, özellikle küreselleşen dünya safsatasının peşinden koşan bilinçsiz ve bilgisiz gençlerimizin vb.lerin anlamasını sağlamak için bu konuya ağırlık veriyorum. Haklı, çok yerinde de mazlum ve mağduru olduğumuz konunun yeterince bilinmediğini anlatmak için yazıyorum.İlgililerin artık savunarak değil, haklı olduğumuzu dünyaya anlatmaları gerektiği için yazıyorum.Okumayan bir milletin yarın çocuklarına anne ve babalarının geçmişinden tereddüt etmeyecekleri bilgiye ulaşmaları ve de okumaları için yazıyorum. (Okuyanlar için her yazının sonunda kaynak aldığım eserlerin isimlerini de vermekteyim.Tabii okuyan olursa…!)

Bu milletin, bağımsızlığı, toprağı ve bayrağı nasıl elde ettiğini anlamayanların anlaması için, acılar çekmiş bu yüce milletin acılarını hissetmeyenlerin, hiç değilse, çekilmiş acıları bir nebze hissetmeleri için de yazıyorum.Çok kısa süre önce izlediğimiz yeni olumsuzluklara değinmeden önce şu Fransızların söylemiş olduğu yalanlara ait bir örneği Osmanlı Arşivlerinden alarak beraberce okuyalım.

‘’Bâb-ı Âlî
Dâire-i Umûr-ı Dâhiliye
Tesrî‘-i Muâmelât Komisyonu
Erzurum Vilayeti’nden gelen şifreli telgrafın suretidir.

Fransız konsolosuyla İngiliz konsolos vekili ayrı ayrı makamıma gelerek Erzincan’a iki
saat mesafede bulunan Şuha Manastırı’na Kürt elbisesi giymiş yerli yedi Müslüman’ın girip
sekiz Ermeni’yi yaraladıklarını, bunlardan dördünün ağır yaralı olduğu haberini aldıklarını
söyleyerek durum hakkında açıklama yapılmasını istediler.


Olayın kesinlikle doğru olmadığını, vilayetin her yerinde kamu emniyet ve huzurunun mevcut olduğunu cevaben ifade
ettim. Ardından tekrar başvurarak çeşitli kaynaklardan bilgilerin doğruluğunun iddia
edildiğini ifade ettiler. Olayın kesinlikle aslı ve esasının olmadığını, hattâ iki aydan beri gece
ve gündüz adi bir suç bile işlenmediği halde bu gibi söylentilerin nasıl bir özel maksada
dayandığını uygun bir dille anlatarak madem ki, kendilerine bu konuda bilgi verenler olayın
doğruluğunu iddia edebiliyorlar, öyleyse olay günü yaralanan Ermenilerin isimlerini şahıs
şahıs açıklamaları gerekir diyerek bu gibi yalan haberleri ulaştıranlar hakkında vilayet
tarafından bilgi alınmış olsa gelecekte bu türlü olayların önlenebileceğini düşündüğümü
söyledim.

Sonradan Fransız konsolosu bu söylentinin gerçek olmadığına inandığını sözlü
olarak ifade etmiş, İngiliz konsolos vekilinin de bu defa gönderdiği yazıda rivayetin esassız ve
bile bile uydurulmuş olduğuna artık tamamen inandığını söyleyerek yapılan müracaattan
dolayı özür dilemiş, ayrıca böyle gerçek dışı olayları kimlerin bile bile uydurduğuna dair
alabileceği bilgileri, bunların ciddi biçimde cezalandırılması için hükümete haber vermeyi bir
görev saydığını bildirmiş ve her ikisi de büyükelçiliklerine durumu bu şekilde bildirdiklerini
ilaveten açıklamışladır. Bu konu bilgilerinize arz olunur. ‘’ Kilikya’dan Erzincan’a Fransızların niyetlerini, günün şartları içinde artık siz değerlendirin….!

Bir de günümüze dönerek neler olduğuna bakalım.Geçen haftadan bu güne, bakın neleri okuduk, neleri öğrendik. Ermenilerin sözde soykırım yalanlarına, birde sözde Pontus Rum soykırım yalanlarının eklendiğini, bunun öncülüğünün de Yunanlılar tarafından yapıldığını, zannederim hepimiz bilmekteyiz. Selanik’te 7 Mayıs 2006 günü Ayasofya Meydanın da sözde Pontus Rum Soykırım anıtlının dikildiğini hatırlarsanız yazmıştım. Kaldı ki, o günlerde ÜLKEMİN Başbakanı da üzülerek söylüyorum, Yunanistan da bulunmaktaydı. Ama biz bu konuda yine ne bir ses ne bir nefes duymadık.

Yazımızın mürekkebi kurumadan, geçtiğimiz hafta yine Selanik’te Elefteriyu Kordelyu meydanında bir başka sözde Pontus Rum soykırım anıtı dikildiğini öğreniyoruz. Aynı meydanda Aya Yorgi Kilisesinin karşısına dikilen bu anıtın açılışına, Yunanistan Pontus Rum Dernekleri, milletvekilleri, Kordelya Belediye Başkanı, Selanik Valisi ve Yunanistan’ın spordan sorumlu Bakan yardımcısı Yorgos Orfanos da katılıyor. Ama biz bu konuda da yine ne bir ses ne bir nefes duymadık. Varsa duyan, buyursun söylesin… Acaba nerde bu tepkiyi verecekler….
Acaba nerede, Yunanistan Başbakanının sevgili arkadaşı…..Başbakanımız..?


Buna yutkuna bilenler, varsın yutkunsunlar….! Varsın sonunu hesap edemedikleri AB hevesleriyle Yunanistan’ı alkışlamaya devam etsinler. Trakya’da ki, azınlıklarımızı, Ege’ yi, Kıbrıs’ ı da ben bırakayım, başkaları söylesin. Ey kişilik, ey dik duruş varsan lütfen çık….!


Durun bakalım daha bitmedi: Geçen hafta vahim olan bir şey daha öğreniyoruz. Ermenistan’la yapılan gizli bir görüşme silsilesinden bahsediyorum. Ve üzüntümüz bir kat daha artıyor, çaresizliğime isyan ediyorum. En iyisi bu olumsuz haberi, yorumsuz, haber ajansının verdiği şekilde beraberce okuyalım

‘’ERMENİSTAN’LA GİZLİ PAZARLIK’

‘’ Türkiye ve Ermenistan arasında gizli görüşmeler yapıldığı ortaya çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a göderdiği mektupla başlayan gizli görüşmelerin üçüncü turunda anlaşma sağlanamadı. Taraflar dördüncü tura hazırlanıyor. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün geçtiğimiz mart ayında Avrupa Birliği Troyka toplantıları için Avustarya’nın başkenti Viyana’ da bulunduğu sırada yapılan pazarlıklar, Türk gazeteci grubundan gizlendi.

Pazarlıklarda, Türk tarafının sunduğu ‘’iki komite kurulması’’ teklifine bu ay başında Ermenistan’dan olumsuz yanıt geldi. Ancak Ermenistan’ın yanıtı ‘’öneriyi sulandırdığı’’ gerekçesi ile Ankara’dan kabul görmedi. Türk tarafının, ‘ siyasi konular ve Ermeni soykırımı tartışmaları aynı anda yürütülebilir ancak soykırım çalışmalarını tarihçiler yapsın’ önerisine Erivan’dan gelen cevap Ankara’yı tatmin etmedi.

Ermenistan yönetimi ‘ soykırımı görüşmenin soykırım iddialarını tartışılır kılacağını belirterek, Türkiye’nin önerisini reddetti ve bilim adamlarının bu konuyu konferanslarda konuşulabileceğini kaydetti. Ermenistan, iki ülke arasında siyasi görüşmelerin ise başlamasını istedi. Soykırım iddialarının tarihçiler tarafından komisyonda ele alınmamasını kabul etmeyen Ankara şimdi dördüncü tura hazırlanıyor.

Soykırım meselesinin Türkiye’nin bütün ilişkilerini zehirlediğini belirten Dışişleri yetkilileri Ermenistan ile ortak bir formülde uzlaşmak için Ankara’nın çabalarını sürdüreceğinin altını çiziyor. Yetkililer Azeri-Ermeni ihtilafında ilerleme sağlanmasının da özellikle sınırın açılması için Türkiye açısından önemli olduğunu belirtiyor.’’ Ve haber devam ediyor…..

Ermeni ve Fransız yalanlarını belgelerle anlatıyor ve yazıyoruz. Bizler bunları yaparken sormak istiyorum….YA DUYARSIZLAR neler yapıyor….?



KAYNAK ; Osmanlı Arşivleri
28 Ağustos 1903
BOA.HR.SYS.2795/43

Habertürk
Medya

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön