BAZILARI ACABA NEDEN ANLAMAZLAR

06 Ocak 2006


Bildiğimiz bir söz vardır, ‘’Beşer, şaşar ‘’ deriz. İnsanlar her zaman hata yapabilirler. Erdem o hatadan dönmesini bilmektir. Türkiye uzun süredir, Sayın Başbakanın hiç gereği yokken gündem değiştirmek veya gündem yaratmak adına bir kimlik tartışması başlatması ile meşgul olmaktadır. Hep biliriz, küçükler hata yaptığın da, büyükler o hatayı bir sözle düzeltirler. Orada tartışma varsa, o tartışmaya da nokta koymuş olurlar. Böyle bir hatayı maalesef Sayın Başbakan ya yaptı, veya ona bu hatayı yaptırdılar. Hatanın üzerinden bir süre geçti. Sayın Cumhurbaşkanı, bir konuşmasıyla işte böyle bir hatayı şu sözleriyle kapattı.

‘’ Türkiye Cumhuriyeti ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütündür ve tekil devlet yapısına sahiptir. Kurucu öge olarak tek devlet, tek ülke ve tek ulus söz konusudur. Bu ögelerden tek dil ve tek bayrak ilkesinden vazgeçilemez.’’ Böylece bir büyük olarak, küçüğün yapmış olduğu hatayı kapatarak, tartışmaya da nokta koymuş oldu. Bunu toplumun her kesimi de böyle değerlendirdi. Ama Sayın Başbakan nedeni sadece belli bir kesimce değerlendirilen konuşmasına aynı muhtevada yeni yıl tatilini geçirdiği yöremizden devam etti. Ve de nelere kapı açtı….

Anlamakta zorluk çekeriz, BAZILARI ACABA NEDEN ANLAMAZLAR. İşte Sayın Başbakanın kendisi ve kendisini anladıklarını zannedenler, bakın nelere sebep olabiliyorlar. Başlangıcını, teşebbüs şeklini lanetleyeceğimiz, gelecek günlerde bu günden devletçe tedbirleri alınmazsa, yarın başımıza ne belalar getirecek kendini bilmez 56 kişinin imzaladığı ve Avrupa’daki yandaşlarına yolladığı yazı parçasından bahsediyorum. Bu yazı parçasının detaylarını, gelecekteki isteklerinin neler olabileceğini de sizlerin değerlendirmenize bırakıyorum.

Milli Mücadele Yıllarımızda, ‘’ İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye’’ den bazı pasajları buyurun beraberce okuyalım. Mr.G.Barclay’ın 18 Ocak 1907 Tarihli raporundan;

- ‘’ Meclis Başkanı Sait Paşa : 77 Yaşında bir Kürt’tür. Devamlı ve samimi bir İngiliz dostudur. Sultan’a sadıktır.’’

- ‘’ 1907 de Dersim’de Kürtler etraftaki köylere baskınlar yapıyorlardı, bu yıl aynı şeyi tekrarladılar. Ancak çok ileri gittiklerinden üstlerine kuvvet gönderildi.’’

Başka belgeden

- ‘’ Şimdiki durum yalnız Balkanları ve Avrupa’yı değil fakat Arapları, Ermenileri, Kürtleri ve diğer ırkları da İmparatorluktan ayırmaya çalışmak olmalıdır. Türkiye’de yapacağımız propaganda örgütün Türkiye’yi uçuruma sürüklediği ve mutlak ortadan kalkması gerektiği yolunda olacaktır.’’ Amiral Sir A.Cathoper’den Lord Curzon’a 10.6.1919

- ‘’ …… Binbaşı Noel, Kürt şefleriyle görüş birliğine varırsa bundan büyük faydalar sağlayacağını söylüyor. Bunlar İstanbul’da Abdülkadir ve Bedir Han ve daha az önemli bazı kimselerdir. Bunlar şüphe uyandırmamak için Noel’den ayrı olarak Kürt bölgelerine gidecekler………… Kürtler henüz Mustafa Kemal’e karşı ayaklanmadı, ama Noel bunu sağlayacağından emin. ‘’ Mr.Hohler’den Sir E.Tilley’e 21.7. 1919

- ‘’….Benim problemim Kürtler. Noel Bağdat’tan buraya geldi, çok iyi bir insan, çok güçlü biri, fakat diğer bakımdan da Kürtlerin peygamberi olmak istiyor. Kürtler gibi kimse yoktur, onlar çok asil, çok iyiler diyor. Ermenilerin ise değersiz ve hilekar oldukları görüşünde. Kürtler hiç Ermeni öldürmedi, aksine onları korudular, fakat Ermeniler Kürtleri öldürdüler, diyor. Korkarım ki, Noel bir Kürt Lawrence’i olabiliyor. Mezopotamya şimdi bizim olacağına göre, ona bir Kürt devleti kurdurup kuzey dağlarını böylece koruyabiliriz. Abdulkadir ve onun gibilerle konuştum. Onlara etki edebilmek için bizde Türklere hile yapıyoruz diye belki beş defa tekrarlamak mecburiyetinde kaldım. Ancak Kürtlere fazla güvenilmez. Majeste’nin Hükümeti’nin amacı Türkleri azami derecede zayıflatmak olduğuna göre, Kürtleri bu şekilde harekete getirmek fena bir plan değil…’’ Mr.Hohler’den Mr.C.Kerr’e 27.8.1919

- ‘’Kürtlerin ve Ermenilerin durumu beni hiç ilgilendirmez. Kürt konusuna verdiğimiz önem Mezopotamya bakımındandır. Diğer taraftan Wilson beni korkutuyor, ajanları devamlı hata yapıyorlar. Noel’e gelince, fanatiğin biri.’’ İngiliz Yüksek Komisyonunun Raporu’

- ‘’…..Kürt konusu Mezopotamya’da tatminkar bir sınır oluşturmak içindir. Şerif Paşa’nın konferansa gelip, Kürtleri temsil etmek arzusu ciddiye alınamaz.’’ Mr.Kidson’dan SR.E.Crowe’e

- ‘’ ……Rumların İzmir’e çıkıp orada yaptıkları da bu hareketi körükledi.Kürtlere her ne kadar inanmasak da, onları kullanmamız çıkarımız gereğidir. Doğu illerine gelince; Türklerle harp etmeden o bölgeleri Ermenistan ve Kürtdistan diye bölemeyiz. Çok korkarım ki, geçen haziran da aldığımız kararları Türklere kabul ettiremeyeceğiz, keşke aksini düşünebilseydim.’’ Mr.Ryan’ın Raporu; 4.12.1919

- ‘’…..Reşat Paşayla Kürt meselesini görüştüm ve Albay Noel’in Malatya ziyaretinin yanlış yorumlandığını söyledim. Gerçi Majeste’nin Hükümeti’nin Kürt meselesinde çıkarı olduğu doğrudur, bu sadece Mezopotamya ile ilgilidir………. Albay Noel’in Kürt meselesinde bir uzman olduğunu, propaganda yapmadığını, Bedir Han’ın da Albay Noel’e kılavuzluk ettiğini ………. söyledim.’’ San Remo Konferasından; 19.4.1920

- ‘’ Lord Curzon, bunun çok önemli bir sorun olduğunu, İstanbul’dan Bağdat’a kadar bütün bölgede yaptığı incelemede, Kürtleri temsil edecek hiçbir kimseye rastlamadığını, Şerif Paşa’nın kendisini Kürt temsilcisi gibi göstermesine rağmen, bundan emin olmadığını, esasen, Kürtlerin Türklerle beraber yaşamaya alışmış olduğunu, Türklerle Kürtleri birbirinden ayırmanın çok zor olduğunu, ancak İngiliz ve Fransızların manda yoluyla bu işi başara bileceklerini, Musul’da yaşayan Kürtlerinde İngiliz mandasına girdiğini söyledi.’’ Amiral Sir F.de Robeck’den Lord Curzon’a 26.3.1920

- ‘’ Kürdistan Türkiye’den tamamen ayrılıp özerk olmalıdır. Ermenilerle Kürtlerin çıkarlarını bağdaştırabiliriz. İstanbul’da ki Kürt kulübü başkanı Said Abdülkadir ve Paris’teki Şerif Paşa emrimizdedir.’’

- ‘’29.3.1920…. Kürtlerin çoğu bir başkan tarafından idare edilmek ister,buna rağmen Şerif Paşa’nın Kürtler üstünde hiçbir etkisi yoktur. Şerif Paşa üstünde hiç vakit kaybetmeyiniz.’’

Yukarıda ki belgeler Milli Mücadele yıllarımızda, bu gün ki, sözde, güya yakın gelecekte de AB de berber olacağımız sanılan dostlarımızın Kürtlerle ilgili neler yapmak istediklerinin küçük bir bölümünü yansıtmaktadır. Kürtler ise bu oyunun parçası olmaya devam etmektedirler. O gün, Kürtler dahil Avrupa Devletlerinin ve TÜRK nüfusunu lütfen değerlendiriniz.. Acaba bu gün Kürtlerden kimler, kimlerin emri altındadır. Bazıları Acaba Neden Anlamazlar. Siz de bunu anlamakta zorluk çekmiyormusuz…?

KAYNAK: İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye (Erol Ulubelen)

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön