''AĞAM NERDE, BEN NERDE''

26 Mayıs 2012


Emperyalizmle olan kavgamızda da, TÜRK DÜNYASI için çırpınışımızda da, TURAN idealimizde de, her şeyi nasıl sahipleniyorduk.

En basitinden, halay çekenimize halay çek, şiir yazanımıza şiir yaz, resim yapanımıza resim yap, bu kâfi değil, toplumun karşısına eserlerinizle de çıkın diyorduk.

Ziya Gökalp’ın, Talât Paşa’ya yazdığı manzumelerde;

Türk neferi gibi temiz yürekli
Tasallufsuz tefahürsüz bir Alpsin
Türk tarihi gibi namus heykeli
Hiçbir zaman sarsılmayan bir kalpsin, dediğini,

Gökalp’ın bir ideolog olarak yetişmesinde Abdullah Cevdet’ten, Hüseyinzâde Ali Bey’den TÜRKÇÜLÜĞÜN kaldırım taşlarını döşerken, nasıl faydalandığını da biliyorduk.

‘’BATI TÜRKLERİ’’ ‘’DOĞU TÜRKLERİ’’ kimdi? Neden böyle ifade ediliyordu? Bundan da haberimiz vardı.

Tevfik Noyan’ın, Hasan Dündar’ın, Cemil Behçet’in TÜRK OCAĞI olarak, Fatih ve Sultanahmet mitinglerini nasıl yaptıklarını da biliyorduk.

Yunanlıların, İzmir’e saldırısında; Halide Edip Hanım, Nakiye Hanım, Yusuf Akçora, Mehmet Emin, Ferit Tek, Hamdullah Suphi’den de,

Ragıp Nurettin Bey, Vasıf Bey, Necati Bey, Reşit Galip Bey, Müfit Necdet Bey, Mekki Sait Bey, İhsan Ali Bey, Kenan Bey, Nazmi Acar Bey ve diğer arkadaşlarının İstanbul’da ilk Türk Gençlik hareketini, nasıl başlattıklarını da biliyorduk.

Mümtaz Turhan’ı, Hüseyin Nihal Atsız’ı, Seyyid Ahmet Arvasi’yi, Dündar Taşer’i, Erol Güngör’ü, Galip Erdem’i, İsmail Gaspırlı’yı, tabutlukları ve BAŞBUĞ ALPASLAN TÜRKEŞ’İ burada anlatacak değilim.

Değişik zamanlarda sıkça tekrarlanan, benim de tekrarladığım, herkesçe çok bilinen Afrika hikâyesini izninizle yine tekrar edeceğim. ‘’Beyaz adam buraya geldiğinde, bizim topraklarımız, hayvanlarımız ve servetimiz, Onların elinde ise İncil vardı. Bize İncil’i vererek, gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda, baktık ki, İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu’’ der Jomo Kenyatta.

Buradan hareketle, daha önce de yazdığım gibi, bugünkü MHP’NİN Genel Başkanı Sayın ‘’Dr. Devlet Bahçeli’’ yanlış hatırlamıyorsam, ‘’sokakta olmayacağız, çatışmayacağız, Ülkücü Gençlerin elinde silâh değil, bilgisayar olacak’’ demişti.

Eee, ne oldu?

Herhalde istenileni! yaptı ki, gerçekten sokakta olmayan, çatışmayan, elinde silâh olmayan, ama sadece ‘’çetleşen’’ (neceyse) bir gençlik ve bugünkü MHP’Yİ yarattı. Şüphesiz bu tutum, toplum tarafından çok da takdir gördü. Ancak, bugün hangi sokağa çıkacaklarını, böyle bir sokağın olup olmadığını, çatışacak ne kaldığını, günümüzde silâha da hiç ihtiyaç bulunmadığını, kimse sorgulamadı.

Dün BİZ vardık. Dün ÜLKÜMÜZ, MİLLİYETÇİLİĞİMİZ vardı. Ya bugün, Afrikalılar gibi bütün DEĞERLERİMİZİ kaybettik. Kaybettirdiler. Kaybettiğimiz DEĞERLERİ sahiplenenlerin ise, bırakın çığ gibi büyümelerini, DEVLETİ dönüştürmeye soyunuyorlar.

BİZ NE YAPIYORUZ?

Şayet biraz merakınız, birazcık ilginiz ve de zamanınız varsa, lütfen 2006 Ocak, 2009 Ekim, 2010 Eylül, 2011 Nisan ve 2011 Mayıs aylarındaki yazdıklarımı arşivden bularak mutlaka okuyun.

Şimdi, YAZSAM BİR TÜRLÜ, YAZMASAM BİR TÜRLÜ; Malûm çevre, bu yılda yine Türkçe Olimpiyatlarının bir yenisini daha hayata geçirmeye hazırlanıyor. Başta MHP Genel Başkanı, Yönetim Kadrosu, Milletvekilleri olmak üzere bütün MHP’LİLERDEN bir dileğim var.

Öncelikle geçen yılın, yani 2011’in Türkçe Olimpiyatları kasetlerini edinerek, kapılarını kapatıp dikkatle bir izlesinler. Sonra, önümüzdeki günlerde yapılacak Türkçe Olimpiyatlarını da, hiç kaçırmasınlar. Sonrasında mı? Ellerini başlarının arasına alarak, BİZİM olan HERŞEYİN nasıl oluyor da, kimlerin elinde olduğunu görerek, uzun uzun düşünsünler. Tabii düşünecek zamanları var ise!

Alooooo…’’KANKA’’ e-mail’imi aldın mı!!! ?

‘’AĞAM NERDE, BEN NERDE’’

 

 

 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön