ÂCİZİYYET...!

30 Eylül 2014


Hangi badirelerden geçerek bugünlere geldiğimizi bilir mi siniz? Ya yaşadıklarımızı ne kadar hak ettiğimizi, bilmem ki hiç düşündünüz mü?

Çocukluğumuzdan bu güne altmış yıl geçmiş. PKK denilen kahpeliğin başladığı (1984) yılını bir kenarda ayrı tutarsak; genel olarak adına asayiş dediğimiz meselelerle sadece devletin polisi, askeri ve jandarması ilgilenir, yine onların sıralı amirleri olayların önemine göre nadiren de olsa konuşurlardı.

Bizler, yani HALK, ne komutanın rütbesini, ne görevini, bilmezdik. Yetkilinin, görevlinin kendisine verilen vazifeyi bir hakkın ifa etmesi de herkesi mutlu ederdi. Böyle konular için, Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Bakanlar ise hiç konuşmazlardı. Olayın vahametine göre konuşulacak olursa, bütün bilgiler, bütün parçalar bir araya geldikten sonra ‘’BİR ÜST DÜZEY’’ yetkili açıklama yapardı.

Gazeteler, bugün ki gibi, ajanslardan aldıkları bilgi ve haberleri tek pencereden değil, kendi muhabirlerinin olay yerinden bildirdiği haber ve çektiği fotoğrafları yayınlardı.

Devlet adamları, her olur olmaz konuda konuşmadığı gibi, uluslar arası konularda da devlet adamı ciddiyeti içinde hadiselere eğilir, o vakurla ülkeyi temsil ederlerdi. Devlet, mutlaka kararlar süzgecinden geçirilmiş hedefler doğrultusunda işletilirdi. Hiçbir şey yaz-boz tahtasına da döndürülmezdi. Eğitim de düşürüldüğümüz çukurun ne anlama geldiğini birazcık anlamak istiyorsanız; birazcık geriye dönerek, altı ve üç yıllık ilk öğretmen okullarından mezun olan O’ genç öğretmenlerin neler yaptıklarına bir bakın yeter derim.

Uzun lafın-kıssası; aşağıda ki makaleyi tekrar tekrar okuyunuz. Devletin bugün nasıl yönetildiğini bir daha, kendiniz değil, çocuklarınızın, torunlarınızın adına uzun uzun düşününüz. Ancak, unutmayın ki düşünmek zor iştir!

Bu arada, düşünürken kendi kendinize, bizim tepe yöneticilerimiz acaba neden uluslar arası aktör yöneticilerinin isimlerini değil de, bugünler de hep, ‘’Hızb-ül Mücahidin’’, ‘’Haret-ül Mücahidin’’, ‘’İhvan-ı Müslim’in’’, ‘’El-Kaide’’ ‘’Işid’’, ‘’YPG’’, ‘’PYD’’, ‘’Yezidi’’, ‘’Kürt’’ ve ‘’PKK’’nın isimlerini kullanıyorlar. Şayet hep birlikte sarsıntı geçirmiyorsak, bir Başbakan yardımcısının teröriste; ‘’Kandil’de yan gelip yatıyor. Kobani’dekilerle ilgili edebiyat yapıyor. Sen orada konuşacağına, git o zaman orada mücadele et.’’ demesinin nasıl bir âciziyyet olduğunu, tekrar tekrar sorgulayın.

Herhalde, EL YORDAMIYLA nereye sürüklendiğimizi anlamış olursunuz. Güneydoğu Anadolu’da yaşananları da isterseniz, kız çocuklarınızın başını örterek, okula gönderdikten sonra düşüne bilirsiniz!

Zira sırları dökülmüş aynadan, bırakın karşı tarafı, artık kendimizi bile göremiyoruz!

‘’Teröre Karşı Duran Müttefikler
6 Ağustos 2005 - Milliyet
Nancy McEldowney
ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı
Bugün 1,400 kahraman Türk, evlerine dönmek üzere Afganistan’dan yola çıktı. Türk Silahlı Kuvvetleri, Afganistan’daki Uluslararası Güvenlik ve Yardım Kuvveti (UGYK) harekâtının komutasını ikinci kez büyük bir başarı ve saygınlıkla yerine getirdi. Türkiye böylece uluslararası topluma büyük bir katkıda bulunmuş oldu. 11 Eylül 2001’de Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan terör olaylarından sonra, bütün dünya sadece Afganistan’dan kaynaklanan tehlikenin bertaraf edilmesine değil, 20 yıl devam eden savaş ve acımasız köktendinci diktatörlüğün sancılarını yaşayan Afgan halkının sıkıntılarına da odaklandı.
Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye, Afgan halkına verilen sözlerin tutulması için elele verdi. Bir zamanlar diktatörlüğün olduğu yerde, artık umutlar yeşermeye başladı. Kendilerini molla ilan edenlerin barbarca emirleri silah zoruyla uygulattığı zamanları geride bırakan Afgan halkı, şimdi seçilmiş bir başkan tarafından yönetiliyor ve parlamento üyelerini belirlemek için Eylül ayında yapılacak olan seçimlere hazırlanıyor.
Afganistan’da eli kanlı bir rejimi yıkmakla kalmadık, Afgan halkına gelecek için umut da getirdik. Taliban, 11 Eylül saldırısını düzenleyen ve Amerika, Türkiye ve diğer ülkeleri tehdit etmeye devam eden el-Kaide terör ağını desteklemiş ve korumuştur. Bu teröristler Kasım 2003’te İstanbul’da Türkleri öldürdüler. Madrid, Londra, Sharm el-Sheikh ve Irak’taki şiddetli saldırılarda görüldüğü gibi, bu savaşın bitmesine daha uzun zaman var.
Bu mücadele Türkiye’de de, PKK’nın yeniden başlattığı kanlı terör faaliyetlerine karşı devam ediyor. ABD, PKK’ya karşı Türkiye ile birlikte 20 yılı aşkın bir zamandır mücadele veriyor. Türk hükümetine verdiğimiz somut destek ve eylemlerimizle, Türkiye’yi bunca yıldır harap eden şiddeti durdurmak yolunda büyük bir sebatla çalıştık. Ve çalışmaya devam edeceğiz. Biz PKK’yı, liderlerini ve terörist faaliyetlerini çok açık bir şekilde kınadık. Ve kınamaya devam edeceğiz.
ABD ve Irak’ın egemen hükümeti, özgür bir Irak’ın diğer ülkeleri tehdit edecek terörist bir merkez haline gelmeyeceği konusunda kararlıdır. Türkiye, Irak ve ABD hükümetleri, bunun için çalışmaktadır ve bu hedefe ulaşmakta kararlıdır.
Terörizmde çifte standart olamaz. Teröristlerin tehdidi hepimize yöneliktir çünkü onların amacı özgür toplumların kararlılığını dağıtmaktır. Buna asla izin veremeyiz ve vermeyeceğiz. Karşılaştığı bütün sıkıntılara rağmen Türkiye’nin gösterdiği kararlılık, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak kadar açıktır. Türkiye askerlerini Afganistan’a göndermiştir. Türkiye, NATO Eğitim Görevi çerçevesinde Iraklı askerlerin eğitilmesini sağlamaktadır. Türkiye ayrıca Akdeniz’de NATO Operation Active Endeavor çerçevesinde devriye görevini yürütmektedir.
Önümüzdeki günler içinde Afganistan’da görev yapmış Türk askerleri memleketlerine dönmüş, ailelerine ve arkadaşlarına kavuşmuş olacak. Sevinç gözyaşları, neşe ve kahkahaya karışacak. Hep birlikte bu mutlu anı kutlayalım ve ileride bizi bekleyen zorlu işlerle uğraşmaya devam edelim.’’

Sizce, ABD bizimle alay ediyor olabilir mi? Ya, ÂCİZİYYET!

KURBAN BAYRAMINIZI KUTLAR, BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN, KÜÇÜKLERİN GÖZLERİNDEN ÖPERİM…
 

Cem Cüneyd Canan

Cem Cüneyd Canan © 2006 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön